filhakika

filatür

Fr filature ipliklenme, iplik haline getirme OLat filare iplik yapmak +()tura Lat fila iplik, tel

filbahri

<< TTü fūl-i bahār ilkbaharda çiçeklenen, yasemin gibi kokusu olan bitki, philadelphus

file

Fr filée [pp. fem.] her çeşit ağ, ağ şeklinde örme torba << OLat filata Lat filare ipliklemek, iplik eğirmek, iplikle dokumak +()t°

fileminyon

Fr filet mignon bonfilenin dar ucu, buradan kesilmiş et dilimi § Fr filet bonfile, fileto Fr mignon küçük

fileto

İt filetto [küç.] örgü, urgan, kasaplık hayvanın sırtında bulunan urgan şeklinde kas İt filo tel, iplik, lif

filhakika

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
Bu ˁālem niçe sensız ola ḳāim / Ki sensüŋ fil-ḥaḳīḳa cān-ı ˁālem [ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
Bu bābda kesel u kılal gösteren fil-ḥaḳīḳa er degüldir.

Ar fī'l-ḥaḳīḳa(t) فى الحقيقة zhakikatte

 fi, hakikat


24.12.2014
filibit

Fr phlébite damar enfeksiyonu EYun phleps, phleb- φλεψ, φλεβ- zdamar +itis

filigran

Fr filigrane 1. kuyumculukta telkâri işi, 2. şeffaf kâğıt markası İt filigrano telkâri § İt filo tel İt grano tane, nokta büyüklüğünde nesne

filika

≈ İt feluca Mısır'a özgü bir tür küçük yelkenli tekne ≈ Ar fulk/falūka(t) فلك/فلوكة za.a. EYun ephólkion εφόλκιον za.a. <? EYun ephélkō εφέλκω zardından çekmek, sürüklemek +ion

filinkot

İng film coat ince kaplama tabakası

filinta

Alm Flinte 1. çakmak taşı, 2. çakmaklı tüfek Ger *flī- kıymık, taş kırığı