gölge

göğüs

<< ETü kögüz ses ve nefes aygıtı, göğüs ≈ ETü kög avaz, şarkı

gök

<< ETü kȫk gökyüzü, mavi

gökçe

TTü gök +çA

göl

<< ETü köl göl, su birikintisi ≈ OFa kōl çukur, batak (Kaynak: D-M sf. 213)

gölet

TTü göle- su birikmek, gölleşmek +Ut TTü göl +(g)A-

gölge

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kölik [gölge] (...) kölīge [koyu gölge] (...) köşīge [zayıf gölge] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kölgey: al-ẓıll wa'l-χayāl [gölge, hayal] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
gölgelik, gölgelü, gölgelenmek, gölgelendürmek

<< ETü kölige gölge ETü köli- gölgelenmek, kararmak +gA

Not: Kaşgarî'nin kaydettiği kölīge ve köşīge biçimleri eşdeğerdir. ETü /l/ > /ş/ dönüşümü birçok örnekte görülür.

Benzer sözcükler: gölge kabine, gölgelemek, gölgelenmek, gölgelendirmek, gölgeli, gölgelik


08.10.2017
göm|mek

<< ETü köm- gömmek

gömlek

<< ETü köŋlek göğüslük, gömlek ETü köŋül göğüs +Ak

gömü

TTü göm- +I(g)

gömüt

TTü göm- +Ut

gön

<< ETü kön işlenmemiş deri