gözde

götür|mek

<< ETü kötür- kaldırmak ETü köt- a.a. +(g)Ur-

götürü

TTü götür- +I(g)

gövde

<< ETü kövtöŋ ceset, beden

göyün|mek

≈ ETü köy- yanmak << ETü köñ-

göz

<< ETü köz görme organı

gözde

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
gözde (göz ismine 'de' harfi ilsakından): Tevcihe mazhar, nazarda bulunan. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
gözde: Bir büyüğün sevip beğendiği, kayırıp gönendirdiği kimse.

<? TTü göz

 göz

Not: Padişah gözdesi deyimi muhtemelen Farsça kökenli güzīde "seçilmiş" sözcüğünden bozmadır.


10.12.2015
göze

TTü göz

gözenek

TTü göz +AnAk

gözet|mek

<< ETü közet- beklemek, korumak <? ETü köz göz +At-

gözetle|mek

TTü gözet- +lA-

gözgü

<< ETü közŋü ayna ETü közün- görünmek, kendini görmek +gU