güdük

gübre

Yun kopriá κοπριά zdışkı EYun kópros κόπρος za.a. << HAvr *ḱókʷr̥ a.a.

gücen|mek

≈ ETü küçen- güçten kesilmek; zorbalık etmek veya zorbalığa uğramak ETü küçe- güç kullanmak, zorbalık etmek +In- ETü küç zor +(g)A-

güç

<< ETü küç zor, şiddet, kudret ETü *kü- +Iş

güderi

Fa gaudar/gaudara گودر/گودره z1. genç sığır, dana, 2. dana derisi (Kaynak: BK sf. 282, St sf. 1101)Fa gaw/gō گو zinek, sığır

güdü

TTü güt- +I(g)

güdük

gücük "kuyruksuz, cüce" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Kuyruğı olsa elbette salınub dağılsa gereg-idl. Andan dedüm ki gücükdü. [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
kuyruğu kesik hayvana denir ki güdük taˁbir olunur [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
güdük: Küt gibi olan. Farsīde tıfıl manasına. Türkīde güdük, gücük aylar. (...) güdük kalmak: sakat olmak. [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
gödük (Bitlis): köpek, kurt ve saire yavrusu.

≈ TTü küçük/gücük/cücük kısa, küçük, yavru ≈ Fa kūdak/gūdik كودك zküçük, yavru, çocuk, uşak çoc

 küçük

Not: TTü güt- fiiliyle ilgisi kurulamaz.

Benzer sözcükler: güdü, güdül

Bu maddeye gönderenler: gödelek, gudik


29.10.2017
güdüm

TTü güt- +Im

güfte

Fa gufta/guftār گفته/گفتار z [pp.] söz Fa guftan, gū- گفتن, گو zsöylemek, konuşmak +a << OFa guftan, gōb- a.a. << EFa gaub- a.a.

güğüm

Yun kukúmion κουκούμιον zbakır su kabı, bakraç EYun kukúmis κουκούμις za.a. +ion ≈ Ar ḳumḳuma(t) قمقمة za.a.

güherçile

Fa gūharçile گوهرچله zpotasyum nitrat veya kayatuzu Fa gūhar/gavhar گوهر zcevher, mineral

gül

Fa gul گل zçiçek, özellikle gül << OFa vard a.a. (Kaynak: Barth sf. 1369)≈ Ave varəḏa a.a. << HAvr *wr̥dʰo-s a.a.