gır

gık

onom gırtlak açıp kapama sesi

gıllıgış

Ar ġill u ġişş غِلّ و غِشّ zhile ve huda § Ar ġalla غَلَّ zhile yaptı Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı

gılman

Ar ġilmān غِلْمَان z [#ġlm fiˁlān çoğ.] oğlanlar, uşaklar, İslam mitolojisinde cennet hizmetkârları Ar ġulām غُلام z [t.] oğlan

gına

Ar ġinā غِنَى z [#ġny fiˁāl msd.] doyma, doygunluk Ar ġaniya غَنِىَ zdoydu, zengin oldu

gıpta

Ar ġibṭa(t) غبطة z [#ġbṭ fiˁla(t) msd.] haset etme, kıskançlık Ar ġabaṭa غبط zkıskandı

gır

TTü: gırlamak [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ġırlamak: ġarıldamak, ġurlamak yahud ġuruldamak. TTü: gur gur "mide sesi" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
karnı eder gur gur

onom katı nesne sürtünme sesi, mide sesi

Benzer sözcükler: gırıl, gırıldamak, gırıltı, gırlamak, gur, gurul, guruldamak, gurultu

Bu maddeye gönderenler: gırgır, gırla, kırt (gırtlak, kıkırdak, kıtır, kıtlama, kurcala-)


02.05.2019
gırgır

onom gır makara sesi

gırla

TTü gır geçmek laflamak, eğlenmek <? onom

gırnata

Fr clarinette bir nefesli çalgı, klarinet

gırtlak

TTü gırtla- öğürmek

gıyap

Ar ġiyāb غياب z [#ġyb fiˁāl msd.] kayıp olma, hazır olmama, görünmeme, yokluk Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu