gırnata

gına

Ar ġinā غِنَى z [#ġny fiˁāl msd.] doyma, doygunluk Ar ġaniya غَنِىَ zdoydu, zengin oldu

gıpta

Ar ġibṭa(t) غبطة z [#ġbṭ fiˁla(t) msd.] haset etme, kıskançlık Ar ġabaṭa غبط zkıskandı

gır

onom katı nesne sürtünme sesi, mide sesi

gırgır

onom gır makara sesi

gırla

TTü gır geçmek laflamak, eğlenmek <? onom

gırnata

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Sāzende-i krneta İngiliz'de īcād idilmişdir, boynuzdandır [ Dr. Hüseyin Remzi, Lugat-i Ecnebiye ilaveli Lugat-i Osmaniye, 1880]
Kreneta kaval maˁnāsına olup elyevm mızıka edevtından birine denilir. Aslı 'klarinet'tir.

Fr clarinette bir nefesli çalgı, klarinet

 klarnet


19.06.2015
gırtlak

TTü gırtla- öğürmek

gıyap

Ar ġiyāb غياب z [#ġyb fiˁāl msd.] kayıp olma, hazır olmama, görünmeme, yokluk Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gıybet

Ar ġība(t)/ġayba(t) غَِيبة z [#ġyb fiˁla(t) msd.] birinin yokluğunda hakkında konuşma Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gibi

<< ETü-O kibi benzer, aynı kalıptan ETü kīp kalıp +I2

gider

TTü git- +()r