garaz

garabet

Ar ġarāba(t) غرابة z [#ġrb faˁāla(t) msd.] garip ve yabancı olma Ar ġaraba غرب zuzaklaştı, ayrıldı, (güneş) battı

garaib

Ar ġarāˀib غَرائِب z [#ġrb faˁāˀil çoğ.] garip şeyler Ar ġarība(t) غريبة z [t.] garip şey

garaj

Fr garage 1. tekne veya diğer taşıt aracını kapalı yerde muhafaza etme, 2. bu amaçla kullanılan kapalı yer Fr garer/guarer korumak, muhafaza etmek +age

garanti

Fr garantie [dev.] güvence Fr garantir [den.] güvence vermek Fr garant koruyan, güvence veren Fr garer/guarer korumak, güvenceye almak +ent°

garantör

İng guarantor garanti eden İng guarantee garanti etmek, güvence vermek

garaz

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
çün ġaraż [amaç] birdür bire bitmek gerek / biriküben bir yola gitmek gerek [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ğaraz: scopus sagittariorum [okçu hedefi] & intentio, propositum [maksat, niyet] & item machinatio, passio animi, mala intentio, malignus affectus, odium, malevolentia [içten pazarlık, kötü niyet, nefret].

Ar ġaraḍ غرض z [#ġrḍ faˁal ] 1. ok hedefi, 2. amaç, kasıt, özellikle gizli kasıt ≈ Ar ġariḍa özledi, arzuladı, yokluğunu hissetti, elem duydu

Not: Türkçe kullanımda olumsuz anlamı ağır basmıştır.


22.09.2017
gard

Fr garde [dev.] 1. koruma, korunma, 2. korucu, bekçi Fr garder bakmak, gözetmek, korumak Ger *ward- a.a. << HAvr *wor-tu-s HAvr *wer-¹ a.a.

garden parti

İng garden party bahçede verilen parti § İng garden bahçe (EFr gardin a.a. << OLat hortus gardinus etrafı duvarla çevrili bahçe Ger *wardon korunaklı, çevrili ) İng party

gardenya

YLat gardenia bir çiçek cinsi öz Alexander Garden İskoçyalı doğabilimci (ö. 1791)

gardiyan

Ven vardián (gemide) bekçi, nöbetçi (Kaynak: LF sf. §699)Fr gardien 1. bekçi, özellikle cehennemin bekçisi olan melek, 2. hapishane bekçisi İt/Fr guardare/garder korumak, gözetmek, nöbet beklemek

gardrop

Fr garde-robe giysi dolabı § Fr garde koru Fr robe giysi