gayri

gaybubet

Arapça ġyb kökünden gelen ġaybūba(t) غيبوبة z "birinin gıyabında konuşma, gıybet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāba غَابَ z "yok idi, kayıp idi, kayboldu" fiilinin faˁlūla(t) vezninde murabba (dörtlü) masdarıdır.

gayda

Bulgarca gayda гайда z "Balkanlara özgü tulum şeklinde çalgı" sözcüğünden alıntıdır. Bulgarca sözcük Germence yazılı örneği bulunmayan *gaitz "keçi" biçimi ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

gaye

Arapça ġy kökünden gelen ġāya(t) غاية z "son, uç, nihayet" sözcüğünden alıntıdır.

gayet

Farsça ba-ġāyat بغاية z "son olarak, son derece [zarf]" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Arapça ġāya(t) غاية z "son, uç [isim]" sözcüğünden türetilmiştir.

gayret

Arapça ġyr kökünden gelen ġayra(t) غيرة z "kıskanma, kıskançlık, hırs ve hamiyet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāra غَارَ z "kıskandı, hırs yaptı" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

gayri
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Dede Korkut Kitabı, 1400? yılından önce]
Bilmeziz ammā gözünden gayri yerde et yokdur, dédiler. [ Gazavat-ı Sultan Murad, 1451 yılından önce]
kimini kırub ve kimini esīr-i bend-i zencīr édesiz, ġayri dürlü étmiyesiz

Köken

Arapça ġyr kökünden gelen ġayr غير z "başka, diğer" sözcüğünden alıntıdır.

Ek açıklama

Sona eklenen +i Arapça isim tamlaması edatıdır: ġayr-i mümkīn = "mümkün-ün diğeri, mümkün olmayan". Postpozisyon olarak kullanımda +i eki, Türkçe üçüncü tekil şahıs iyelik eki işlevini taşır: benden gayri = "benden başka-sı". • Geç Osmanlıcada, Batı dillerinden alınan privatif in+ ve an+ önekli bileşiklere karşılık üretmek için kullanılmıştır. Karş. ir-rationel = gayri-aklî, im-meuble = gayri-menkul.

Benzer sözcükler

ayrı gayrı, gari, gayriahlaki, gayriciddi, gayrifaal, gayriinsani, gayrikabil, gayrikâfi, gayrikanuni, gayrimemnun, gayrimenkul, gayrimeskûn, gayrimeşru, gayrimünasip, gayrimuntazam, gayrimüslim, gayrisafi, gayrisahih, gayrisamimi, gayrisıhhi, gayritabii, gayrivaki, hadigari

Bu maddeye gönderenler

ağyar, kelli, mugayir, tağyir


05.09.2017
gayser

İngilizce geyser "yer altından fışkıran su" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İzlanda dilinde geisir "fışkıran, dökülen" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Norsça (Vikingce) geisan "akıtmak, (sıvı) dökmek, fışkırmak" fiilinden türetilmiştir. Bu fiil Germence yazılı örneği bulunmayan *gausjan biçiminden evrilmiştir. Germence biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ǵʰew- "(sıvı) dökmek, akıtmak" kökünden türetilmiştir.

gayur

Arapça ġyr kökünden gelen ġayūr غيور z "çok kıskanan, çok gayretli" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāra غَارَ z "kıskandı, gayret etti" fiilinin faˁūl vezninde ismi mübalağasıdır.

gayya

Arapça ġwy kökünden gelen ġayya(t) غيّة z "baştan çıkma, kötü yola düşme, cehennemde bulunan bir kuyunun adı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāwa غاو z "baştan çıktı, kötü yola düştü" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

gayz

Arapça ġyẓ kökünden gelen ġayẓ غيظ z "şiddetli öfke" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ġāẓa غاظ z "öfkeye kapıldı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

gaz1

Fransızca gaz "maddenin uçucu hali" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Holandaca aynı anlama gelen gaz sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: J. B. van Helmont (1577-1644) Holl. kimyacı.) Bu sözcük Eski Yunanca χáos χάος z "şekilsiz varlık" sözcüğünden alıntıdır.