gelgit

gel|mek

<< ETü kel- a.a.

gelberi

<< TTü gel beri

gele

<< TTü gele gelsin (dilek kipi)

gelecek

TTü gel- +AcAk

gelenek

TTü gel- +AnAk

gelgit

TTü: "bugün git yarın gel" [ Cumhuriyet - gazete, 1946]
dairelerimizde de işler sürüncemede kalmakta ve 'gel-git'ten usanç duymaktadırlar TTü: "... med ve cezir" [ Cumhuriyet - gazete, 1953]
buranın insanı hülyadan hülyaya atan eşsiz gelgit (med ve cezir) lerini anlatayım

 gel-, git-


19.09.2014
gelin

<< ETü kelin evlenerek hane halkına katılan kadın ETü kel- gelmek +In

gelincik

TTü gelin +çUk

gelir

TTü gel- +()r

geliş|mek

TTü gel- +Iş-

gem

Yun kēmós/kámos κημός/καμός zköpek tasması << EYun kēmós κημός ztasma, hayvanların ısırmasını önlemek için ağızlarına bağlanan dar sepet veya torba (Kaynak: Frisk sf. 1:841)