gem

gelgit
gelin

<< ETü kelin evlenerek hane halkına katılan kadın ETü kel- gelmek +In

gelincik

TTü gelin +çUk

gelir

TTü gel- +()r

geliş|mek

TTü gel- +Iş-

gem

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
atları ağızlarında üzengileri yaˁnī gemleri yokdur

Yun kēmós/kámos κημός/καμός zköpek tasması << EYun kēmós κημός ztasma, hayvanların ısırmasını önlemek için ağızlarına bağlanan dar sepet veya torba (Kaynak: Frisk sf. 1:841)

Not: Ancak gerek ses gerek anlam değişimi açıklanmaya muhtaçtır. Lat camus "tasma" Eski Yunancanın Dor lehçesinden alınmıştır. • Türkçede modern döneme dek Moğolcadan alınma kantarma sözcüğü tercih edilmiştir.


14.09.2017
gemi

<< ETü kémi suda taşıt aracı

+gen

~? Fr +gone açı, köşe EYun gōnía a.a.

gen

Alm Gen canlılarda kalıtımı düzenleyen hücre birimi (İlk kullanım: 1866 Gregor Mendel, Avst. biyolog.) EYun génos γένος zsoy, zürriyet

gen(o)+

Fr géno+ İng geno+ [bileşik adlarda] doğurma, üreme EYun génos γένος z1. üreme, 2. soy, zürriyet, aşiret Lat genus, gener- a.a. << HAvr *genə- a.a.

genç

<< ETü kēnç yavru, bebek