gerdeme

gerçel

TTü gerçek +Al

gerçi

Fa gar çi أگر چه/گر چه zeğer ki, her ne kadar Fa gar eğer

gerdan

Fa gardan/gardān گردن/گردان z1. dönen, döngü, eksen, 2. boyun << Fa/OFa wardan/gardan dönmek, döndürmek << HAvr *wert- a.a.

gerdek

Fa girdak گردك zkral çadırı, otağ, gelin odası Fa gird گرد z1. döngü, daire, halka, 2. çadır +ak2

gerdel

Yun kaldári(on) καλδάριον zbakraç, su kaynatma kazanı [mod. kardári] Lat caldarium a.a. Lat calidus sıcak +ari° Lat calere ısıtmak

gerdeme

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
kerdeme [bir tür ot] [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
gerdime: solucan için içirilen bir sarı ot.

Yun kárdama κάρδαμα z [çoğ.] Yun/EYun kárdamon κάρδαμον zroka veya tere, genelde çiğ yenen her türlü ot

 hardal

Not: Karş. Sans kardama कर्दम 1."ıslak yer, balçık", 2. "çeşitli bitkilerin adı", kardamī "bir bitki".


09.07.2015
gerdun

Fa gardūn 1. dönen, devreden, çark, 2. burçlar çemberi, felek OFa gardēnag a.a.

gereç

TTü *gere- +(g)Aç << ETü kerge- gerekmek

gerek

<< ETü kergek eksik, noksan, gereken ETü kerge- eksilmek, eksik olmak +Uk ETü kez oyuk +(g)A-

gerekçe

ETü gerek +çA

gereksin|mek

TTü gerek +sIn-