gergef

gerek

<< ETü kergek eksik, noksan, gereken ETü kerge- eksilmek, eksik olmak +Uk ETü kez oyuk +(g)A-

gerekçe

ETü gerek +çA

gereksin|mek

TTü gerek +sIn-

geren

<? TTü gere- örtmek, yaymak +In (Kaynak: TDK1 sf. sv.)

gergedan

Ar/Fa karkadan كرگدن zgergedan Sans khaḍgadhenu खड्गधेनु z [fem.] dişi gergedan Sans khaḍgá खड्ग zboynuz, kılıç

gergef

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Esnāf-ı gergefciyān [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gergef, kârgâh [zebanzedi]: El tezgâhı, nakış aleti.

Fa kārgāh كارگاه zçalışma yeri, tezgâh, özellikle nakış tezgâhı

 kâr, +gâh


29.05.2015
geri

<< ETü kérü geri, arka, batı << ETü *kér-gerü <? ETü kir- girmek +(g)ArU

gerici

TTü geri +cI

gerilim

TTü ger- +Im

gerilla

İng guerrilla 1. düzensiz savaş, 2. gerilla savaşçısı İsp guerrilla [küç.] «küçük savaş», İspanya'da 1806-1812 Napoleon harbi sırasında kullanılan düzensiz savaş yöntemlerine verilen ad İsp guerra savaş Ger *werra- kavga, karmaşa, savaş << HAvr *wers-¹ kargaşa

geriş

<< ETü keriş tepe, dağ sırtı ETü ker- enlemesine kesmek, engellemek +Iş