gider

gırnata

Fr clarinette bir nefesli çalgı, klarinet

gırtlak

TTü gırtla- öğürmek

gıyap

Ar ġiyāb غياب z [#ġyb fiˁāl msd.] kayıp olma, hazır olmama, görünmeme, yokluk Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gıybet

Ar ġība(t)/ġayba(t) غَِيبة z [#ġyb fiˁla(t) msd.] birinin yokluğunda hakkında konuşma Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gibi

<< ETü-O kibi benzer, aynı kalıptan ETü kīp kalıp +I2

gider

TTü: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
gider: mahreç, suyun gittiği yer YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
gider = 1. Masraf; 2. Revan

TTü git- +()r

 git-

Not: TTü halk ağızlarında “mahreç” anlamında öteden beri mevcutken, YTü “masraf” anlamı yüklenmiştir.


06.09.2017
gider|mek

<< ETü kiter- gittirmek, gitmesine sebep olmak ETü kit- +Ar-

gidi

Fa gīdī گيدى zdeyyus, karısının iffetsizliğine göz yuman kimse

gidişat

TTü gidiş +āt

gidon

Fr guidon bisikletin yön çubuğu, dümen Fr guider yönetmek, yönlendirmek +on Ger *wītan bildirmek, göstermek, yol göstermek << HAvr *wei̯d- görmek

giga+

Fr/İng giga+ [bileşik adlarda] dev EYun gigás, gigant- γιγάς, γιγαντ- zdev