gravür

gran

Fr grand büyük << Lat grandis yetişkin, güçlü, yüce, büyük

grandi

İt grande albero büyük direk Lat grandis büyük

granit

Fr granit taneli bir tür kayaç İt granito taneli, grenli İt grano tohum, tane << Lat granum tahıl tanesi

granül

Fr granule tanecik Lat granulum [küç.] a.a. Lat granum tane +ul°

grappa

İt grappa 1. üzüm, 2. üzüm posasından elde edilen bir içki Fr grappe üzüm salkımı Ger *krappōn kavis, çengel, avuç

gravür

[ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
Tab'ı enfes, kâğıdı enfes, gravürleri enfes! Hele münderecatı..

Fr gravure oymabaskı Fr graver hakketmek, oyarak çizmek +(t)ura Ger *graban

 graffiti


30.09.2017
gravyer

Fr gruyère bir tür peynir öz Gruyère İsviçre'nin Fribourg kantonunda bir köy

grejuva

Fr (feu) grégeois Yunan (ateşi), Bizans donanmasına özgü bir tür yakıcı madde Lat greciscus Yunan usulü (sıfat) Lat Grecus Yunan öz (EYun) Graikós γραικός zbir Yunan boyu veya Yunan kavminin eski bir adı

gren

Fr grain tane, parçacık << Lat granum tahıl tanesi << HAvr *ǵr̥h₂-nó-m (*ǵrā-nó-m) a.a.

grenadin

Fr grenadine nar şurubu Fr grenade nar +in° << Lat granatus [pp.] 1. taneli, 2. nar Lat granare [den.] tanelemek +()t° Lat granum tane

gres

Fr graisse katı yağ << OLat *crassia semizlik, bedensel yağ << HAvr *kert- yağlı, şişman Lat crassus [sf.] kalın, kaba, semiz