gren

granül

Fr granule tanecik Lat granulum [küç.] a.a. Lat granum tane +ul°

grappa

İt grappa 1. üzüm, 2. üzüm posasından elde edilen bir içki Fr grappe üzüm salkımı Ger *krappōn kavis, çengel, avuç

gravür

Fr gravure oymabaskı Fr graver hakketmek, oyarak çizmek +(t)ura Ger *graban

gravyer

Fr gruyère bir tür peynir öz Gruyère İsviçre'nin Fribourg kantonunda bir köy

grejuva

Fr (feu) grégeois Yunan (ateşi), Bizans donanmasına özgü bir tür yakıcı madde Lat greciscus Yunan usulü (sıfat) Lat Grecus Yunan öz (EYun) Graikós γραικός zbir Yunan boyu veya Yunan kavminin eski bir adı

gren

"fotoğrafta noktacık" [HT 1954]
Beyoğlu caddesinde resim çektim. Hayret edersiniz. Bütün detaylar üzerinde idi. Ne gren var, ne bir şey.

Fr grain tane, parçacık << Lat granum tahıl tanesi << HAvr *ǵr̥h₂-nó-m (*ǵrā-nó-m) a.a.

Bu maddeye gönderenler: filigran, granit, granül, grenadin, grog, popcorn


12.08.2017
grenadin

Fr grenadine nar şurubu Fr grenade nar +in° << Lat granatus [pp.] 1. taneli, 2. nar Lat granare [den.] tanelemek +()t° Lat granum tane

gres

Fr graisse katı yağ << OLat *crassia semizlik, bedensel yağ << HAvr *kert- yağlı, şişman Lat crassus [sf.] kalın, kaba, semiz

grev

Fr grève2 iş bırakma eylemi öz Grève Paris'te bir meydan Fr grève1 çakıllı dere kumu, mil

greyder

İng grater kazıyıcı İng grate kazımak, tırmalamak, rendelemek +er Fr gratter Ger *krattōn

greyfurt

İng grapefruit a.a. § İng grape üzüm, salkım (Fr grappe salkım ) Fr fruit meyva (Fr fruit ) << Lat fructus