hadde

haciz

Ar ḥacz حجز z [#ḥcz faˁl msd.] engel, bariyer, ayıraç, birinin bir hakkı kullanmasına engel olma Ar ḥacaza حجز zengelledi, ayırdı

hack

İng hack 1. balta veya kaba bıçakla doğramak, 2. bir bilgisayar sistemine izinsiz girmek << Eİng haccian balta veya bıçakla doğramak << Ger *hakkôn a.a.

haç

Erm χaç խաչ z1. direk, kazık, 2. çarmıh

haçan

<< ETü kaçan ne zaman, nasıl [soru zarfı] ETü kaç [soru sıfatı] +(I)n

had

Ar ḥadd حدّ z [#ḥdd faˁl msd.] 1. keskin kenar, özellikle bıçak ağzı, 2. sınır, 3. yasak, özellikle Kuran tarafından getirilen yasak Ar ḥadda حَدَّ z1. biledi, 2. sınırladı, yasakladı

hadde

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
ḥadde ol şeydir ki (...) niçe yüz delikleri vardır, andan kuyumciler ve sırmakeşler sırma ve tel çeküp rakīk iderler

Ar ḥadda(t) حدّة z [#ḥdd faˁla(t) msd.] keskinlik, bilenme (özellikle kılıç, çelik), bileylenebilirlik Ar ḥadda حادّ zkesti

 had

Benzer sözcükler: haddeci, haddehane


01.04.2015
haddizatında

Ar fī ḥaddi'l-ḏāt فى حدّ الذات zkendi doğasının sınırları içinde § Ar ḥadd حدّ zsınır Ar ḏāt ذات zöz, doğa, kişilik

hademe

Ar χadama(t) خدمة z [#χdm faˁala(t) çoğ.] hizmetçiler Ar χādim خادم z [t.] hizmetçi

hadım

Ar χādim خادم z [#χdm fāˁil fa.] hizmetçi Ar χadama خدم zhizmet etti

hadim

Ar χādim خادم z [#χdm fāˁil fa.] hizmet eden, hizmetçi Ar χadama خدم zhizmet etti

hadis

Ar ḥadīṯ حديث z [#ḥds̠ faˁīl sf.] 1. olay, vaka, 2. Peygamber hakkında anlatılan anekdot Ar ḥadaṯa حدث zoldu, vuku buldu (≈ İbr ḥādaş חדש z [#χdş] yeni olmak ≈ Aram ḥadith חדת z [#χdt] yenilik, yenilemek )