hak1

haham

İbranice ve Aramice/Süryanice ḥkm kökünden gelen ḥākām חָכָם z "bilge, alim" sözcüğünden alıntıdır. İbranice sözcük Aramice/Süryanice ḥakam "bilmek, alim olmak" fiilinden türetilmiştir.

hahiş

Farsça χʷāhiş خواهش z "istek, isteme" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça χʷāstan, χʷāh- خواستن z "istemek" fiilinden +iş ekiyle türetilmiştir.

haile

Arapça hwl kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *hāˀila(t) هائلة z "«korkutucu şey»" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça hāˀil هائل z "korkunç, korku veren" sözcüğünün fāˁila(t) vezninde etken fiil sıfatı dişilidir. Bu sözcük Arapça hāla هَالَ z "korkuttu" fiilinin etken fiil sıfatııdır.

hain

Arapça χwn kökünden gelen χāˀin خائن z "hıyanet eden" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χāna خان z "hainlik etti" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

haiz

Arapça ḥwz kökünden gelen ḥāˀiz حائِز z "sahip olan, elde tutan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥāza حَازَ z "elde etti, sahip oldu" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

hak1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Kutadgu Bilig, 1069]
tapınmış teŋi ḥaḳ tegürgü kerek [hizmet ettiği ölçüde hakkını ödemek gerek] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
hakk [[Türkler ve İranlılar şeddesiz olarak hak derler]] ... hakkıne, hakkuŋüzde: De vobis (...) hakkınden gelmek = cezāsın virmek (...) hakşinās

Köken

Arapça ḥḳḳ kökünden gelen ḥaḳḳ حَقّ z "«yasaya, hakikate veya erdeme uygun olma», 1. doğruluk, hakikat, yasallık, 2. Allah'ın sıfatlarından biri" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük İbranice ḥuḳḳā חֻקָּה z "«(taşa veya metale) oyulmuş şey», yasa, ferman, kural" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice ḥḳḳ kökünden gelen ḥaḳaḳ חקק z "oymak, (taşa ve metale) hakketmek" fiilinden türetilmiştir. )

Ek açıklama

Aramice ve İbranice koph/ḳaf ile yazılan #ḥḳḳ חקק "oyma, kazıma" fiili Arapça kef ile #ḥkk حكّ eşdeğeridir. Sözcüğün nihai anlamının "taşa veya metale hakkedilmiş yazı, belge, kanun" olduğu anlaşılıyor.

Benzer sözcükler

hak getire, hak söz, hakça, hakketmek, hakkı geçmek, hakkında, hakkından gelmek, hakkını yemek, haklı, hakşinas, haksız, haksızlık


14.11.2019
hak2

Arapça ḥkk kökünden gelen ḥakk حكّ z "oyma, kazıma, kalemkâri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥakka حَكَّ z "(metal veya ağacı) oydu, kazıdı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır. (NOT: Bu sözcük Akatça ekēku "kazımak, kaşımak" fiili ile eş kökenlidir. )

hak3

Farsça χāk خاك z "toprak" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen χāk sözcüğünden evrilmiştir.

hakan

Eski Türkçe χaḳan veya χaġan veya χān "Türk hükümdarlarının unvanı" sözcüğünden evrilmiştir.

hakaret

Arapça ḥḳr kökünden gelen ḥaḳāra(t) حقارة z "hakir görme, aşağılama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥaḳara حَقَرَ z "aşağıladı" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

hakaretamiz

Arapça ḥaḳāra(t) حقارة z ve Farsça āmēz آميز z "karışan, karıştıran" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Bu sözcük Farsça ve Orta Farsça āmēχtan, āmēz- آميختن, آميز z "karışmak, karıştırmak" fiilinden türetilmiştir. ) Farsça fiil Farsça ve Orta Farsça ā- آ z "yönelme, katılma, eklenme bildiren önek" ve Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *mei̯ḱ-, *mei̯ǵ- "karışmak, karıştırmak" sözcüklerinin bileşiğidir.