hak3

haile

Ar *hāˀila(t) هائلة z [#hwl fāˁila(t) fa. fem.] «korkutucu şey» Ar hāˀil هائل z [fa.] korkunç, korku veren Ar hāla هَالَ zkorkuttu

hain

Ar χāˀin خائن z [#χwn fāˁil fa.] hıyanet eden Ar χāna خان zhainlik etti

haiz

Ar ḥāˀiz حائِز z [#ḥwz fāˁil fa.] sahip olan, elde tutan Ar ḥāza حَازَ zelde etti, sahip oldu

hak1

Ar ḥaḳḳ حَقّ z [#ḥḳḳ faˁl msd.] «yasaya, hakikate veya erdeme uygun olma», 1. doğruluk, hakikat, yasallık, 2. Allah'ın sıfatlarından biri (≈ İbr ḥuḳḳā חֻקָּה z«(taşa veya metale) oyulmuş şey», yasa, ferman, kural İbr/Aram ḥaḳaḳ חקק z [#ḥḳḳ] oymak, (taşa ve metale) hakketmek )

hak2

Ar ḥakk حكّ z [#ḥkk faˁl msd.] oyma, kazıma, kalemkâri Ar ḥakka حَكَّ z(metal veya ağacı) oydu, kazıdı (≈ Akad ekēku kazımak, kaşımak )

hak3

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ˁālem-i χākden gelen χākdür yine [toprak aleminden gelen topraktır yine]

Fa χāk خاك ztoprak << OFa χāk a.a.

Bu maddeye gönderenler: haki, hakipay


16.04.2015
hakan

<< ETü χaḳan/χaġan/χān Türk hükümdarlarının unvanı

hakaret

Ar ḥaḳāra(t) حقارة z [#ḥḳr faˁāla(t) msd.] hakir görme, aşağılama Ar ḥaḳara حَقَرَ zaşağıladı

hakaretamiz

§ Ar ḥaḳāra(t) حقارة z Fa āmēz آميز zkarışan, karıştıran (Fa/OFa āmēχtan, āmēz- آميختن, آميز zkarışmak, karıştırmak ) § Fa/OFa ā- آ zyönelme, katılma, eklenme bildiren önek HAvr *mei̯ḱ-, *mei̯ǵ- karışmak, karıştırmak

hakem

Ar ḥakam حكم z [#ḥkm faˁal ] yargıç Ar ḥakama حَكَمَ zhükmetti, yargıladı

hakeza

Ar ḥā kaḏā حٰكذا zişte bunun gibi, böyle