hakikat

hakaret

Ar ḥaḳāra(t) حقارة z [#ḥḳr faˁāla(t) msd.] hakir görme, aşağılama Ar ḥaḳara حَقَرَ zaşağıladı

hakaretamiz

§ Ar ḥaḳāra(t) حقارة z Fa āmēz آميز zkarışan, karıştıran (Fa/OFa āmēχtan, āmēz- آميختن, آميز zkarışmak, karıştırmak ) § Fa/OFa ā- آ zyönelme, katılma, eklenme bildiren önek HAvr *mei̯ḱ-, *mei̯ǵ- karışmak, karıştırmak

hakem

Ar ḥakam حكم z [#ḥkm faˁal ] yargıç Ar ḥakama حَكَمَ zhükmetti, yargıladı

hakeza

Ar ḥā kaḏā حٰكذا zişte bunun gibi, böyle

haki

Fa χākī خاكى ztoprağa ait, toprak gibi Fa χāk خاك ztoprak

hakikat

[ Kutadgu Bilig, 1069]
bular ol ḥaḳīḳat bu dīn tirgüki [onlardır, gerçekten, bu dinin direği]

Ar ḥaḳīḳa(t) حقيقة z [#ḥḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] gerçek (ad), doğruluk Ar ḥaḳḳa حقّ zdoğru idi

 hak1

Benzer sözcükler: hakikaten, hakikatli, hakikatsiz

Bu maddeye gönderenler: filhakika, hakiki


22.09.2017
hakiki

Ar ḥaḳīḳī حقيقى z [#ḥḳḳ] hakikate ait, gerçek (sıfat) Ar ḥaḳīḳa(t)

hakim1

Ar ḥākim حاكم z [#ḥkm fāˁil fa.] yargılayan, yargıç Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı, hükmetti

hakim2

Ar ḥakīm حكيم z [#ḥkm faˁīl sf.] bilge, alim, filozof, tabip Aram ḥākām חָכָם zbilge, alim Aram ḥakam, ḥakīm חַכַם, חַכִים zbilmek, tanımak, alim olmak

hakipay

Fa χāk-i pāy خاك پاى zayak toprağı, birinin ayağını bastığı toprak

hakir

Ar ḥaḳīr حقير z [#ḥḳr faˁīl sf.] aşağı, aşağılık, mütevazı Ar ḥaḳara حقر zaşağıladı