hakim2

hakeza

Ar ḥā kaḏā حٰكذا zişte bunun gibi, böyle

haki

Fa χākī خاكى ztoprağa ait, toprak gibi Fa χāk خاك ztoprak

hakikat

Ar ḥaḳīḳa(t) حقيقة z [#ḥḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] gerçek (ad), doğruluk Ar ḥaḳḳa حقّ zdoğru idi

hakiki

Ar ḥaḳīḳī حقيقى z [#ḥḳḳ] hakikate ait, gerçek (sıfat) Ar ḥaḳīḳa(t)

hakim1

Ar ḥākim حاكم z [#ḥkm fāˁil fa.] yargılayan, yargıç Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı, hükmetti

hakim2

[ Kutadgu Bilig, 1069]
yime yaḳşı aymış otaçı ḥakīm [yine güzel söylemiş tabip alim] [ Codex Cumanicus, 1303]
sen agiriχ kizi kačan ... hakimga aytmasang nečik saw bolgaysen [sen hasta kızı? hekime söylemesen nasıl sağalırsın?] [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
hakīm: 1. Fevkalade akliyle ve ahlakı hasenesiyle mümtaz olan adam, feylesof. 2. Hikmet ve felsefe mütehassısı. 3. Kâffei ulūm ve fünūna vakıf olan adam, alim. 4. Fenni tıb müntesibi, tabib, doktor.

Ar ḥakīm حكيم z [#ḥkm faˁīl sf.] bilge, alim, filozof, tabip Aram ḥākām חָכָם zbilge, alim Aram ḥakam, ḥakīm חַכַם, חַכִים zbilmek, tanımak, alim olmak

 hüküm

Not: Ar ḥakama fiili "yargılamak" ve "pekiştirmek" anlamlarını taşır. "Kitabi ilimlere hakim olma" anlamı aynı fiilin Aramicede özelleşmiş anlamından Arapçaya alıntıdır.

Benzer sözcükler: hakimane, hükema

Bu maddeye gönderenler: haham, hekim, hikmet


02.04.2015
hakipay

Fa χāk-i pāy خاك پاى zayak toprağı, birinin ayağını bastığı toprak

hakir

Ar ḥaḳīr حقير z [#ḥḳr faˁīl sf.] aşağı, aşağılık, mütevazı Ar ḥaḳara حقر zaşağıladı

hakkâk

Ar ḥakkāk حكّاك z [#ḥkk faˁˁāl mesl.] hakkedici, oymacı, kalemkâr Ar ḥakka حَكَّ zoydu

hakkaniyet

Ar ḥaḳḳānī حقّانى z [nsb.] hakka ilişkin, adil, doğru +īya(t)2 Ar ḥaḳḳ حقّ z

hakla|mak

Ar ḥaḳḳ +lA-