hani1

hanefi

Arapça ḥanafī حنفي z "İslam hukukunda Ebu Hanife mezhebi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Abū ḥanīfa أبو حنيفة z "İslam hukukçusu Numan bin Sabit'in künyesi (M 699-767)" özel adından +ī ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Arapça ḥanaf "ayağı eğri, ayak parmakları yamuk olup topallayan" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

hanende

Farsça χʷānande خواننده z "okuyan, şarkı söyleyen" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça ve Orta Farsça χʷāndan veya χanīdan خواندن/خنيدن z "okumak, şarkı söylemek" fiilinden +anda ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen χʷan- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *swenh₂- (*swen-) "şarkı söylemek" biçiminden evrilmiştir.

hangar

Fransızca hangar "dört yanı açık üstü kapalı yapı, çardak [esk.], uçak deposu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Fransızca aynı anlama gelen hangart sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Geç Latince hangardum veya hangardium sözcüğü ile eş kökenlidir.

hangi

Türkiye Türkçesi kankı veya χankı "hangi" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Oğuzca kanı veya χanı "ne, hangi" parçacığından Eski Türkçe +kI ekiyle türetilmiştir.

hanım

Orta Türkçe χānum "hükümdar eşine hitap şekli [1ci tekil kişi iyelik ekiyle]" sözcüğünden evrilmiştir. (Kaynak: Doerfer, Türk. und Mong. Elementen im Neupersisch sf. III §1163.) Türkçe sözcük Eski Türkçe χān "hükümdar" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +Um ekiyle türetilmiştir.

hani1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Orhun Yazıtları, 735]
ilim amtı kanı (...) kaganım kanı [devletim şimdi nerede, kağanım nerede] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kayu [[hangi, hani anlamına gelen edat. Argu lehçesinde kanu denir. (...) Oğuzlar ve Kıpçaklar kaf'ı χı'ya dönüştürerek χayu ve 'χanda erdiŋ' (nerede idin) derler.]]

Köken

Türkiye Türkçesi kanı "hani, nerede [soru edatı]" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe aynı anlama gelen kañu veya kayu sözcüğünden evrilmiştir.

Ek açıklama

Erken Eski Türkçe /ñ/ sesi 8. yy sonrası Doğu Türkçesine /y/, Oğuzca ve türevlerine /n/ olarak yansımıştır.

Bu maddeye gönderenler

handiyse, hangi, kaç (haçan), kanca2


30.04.2015
hani2

Yunanca χánni χάννι z "bir balık türü, serranus hepatus" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen χánnē χάννη z sözcüğünden evrilmiştir.

hanif

Arapça ḥnf kökünden gelen ḥanīf حنيف z "1. Kuran'da Hz. İbrahim'in dini inancını tanımlamak için kullanılan bir sıfat, 2. tek tanrıcı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ḥnp kökünden gelen ḥanəphā חנפא z "pagan, putperest, kitabi dinlerden önceki dinlere mensup" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice ḥanēph חנף z "kâfir, dinsiz" sözcüğü ile eş kökenlidir.

hantal

Arapça ḥnṭl kökünden gelen ḥanṭal veya χanṭal حنطل/خنطل z "acı meyvesi müshil ve çocuk düşürücü olarak kullanılan bir bitki, ebucehil karpuzu, it hıyarı, colocynthis" sözcüğünden alıntıdır.

hanuka

İbranice ḥnk kökünden gelen ḥanukah חנכה z "1. kutsama, adama, 2. Kudüs tapınağının kutsanmasını kutlayan Yahudi bayramı" sözcüğünden alıntıdır.

hanut

Ermenice χanut խանութ z "dükkân" sözcüğünden alıntıdır. Ermenice sözcük Aramice/Süryanice ḥanūthā חַנוּתא z "dükkân" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice ḥānoth חָנוּת z "1. çadır, 2. sanatkâr veya satıcı hücresi, dükkân" sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice ḥānāh "çadır kurmak, konmak, yerleşmek" fiilinden türetilmiştir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 482.)