haris

harika

Ar χāriḳ خارق z [#χrḳ fāˁil fa.] yırtan Ar χaraḳa خرق zyırttı, yardı, delip dışarı çıktı

harikulade

§ Ar χāriḳ خارق z [#χrḳ fāˁil fa.] yırtan, bozan Ar ˁāda(t) عادة zalışkanlık, adet

harikzede

§ Ar ḥarīḳ حريق z [#ḥrḳ] yangın Fa zade زده zvurmuş

harim

Ar ḥarīm حريم z [#ḥrm faˁīl sf.] yasak alan, korunmuş yer Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

harir

Ar ḥarīr حرير z [#ḥrr faˁīl sf.] 1. yanan, yanar, 2. ipek Ar ḥarra حرّ zkızdı, yandı

haris

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ajunda tilekim bulundı / ḥarīṣlıḳ özündin kiterdi [dünyada dileğim yerine geldi, harisliği ruhumdan giderdi]

Ar ḥarīṣ حريص z [#ḥrṣ faˁīl sf.] arzu eden, hırslı Ar ḥaraṣa حَرَصَ zarzuladı

 hırs


01.06.2015
harita

Yun χártis χάρτης zkâğıt, rulo halinde evrak, pafta ≈ İt carta/charta a.a. EYun χártēs χάρτης zpapirüs, papirüs rulosu

harman

Fa χirman خِرمَن zbiçilmiş ekini yığma ve bu işin yapıldığı yer, harman yeri

harmandalı

TTü χarbendelü «kervancılar», Anadolu'da bir cemaat adı Fa χarbande خربنده zeşekçi, kervancı § Fa χar خر zeşek Fa bande بنده zkul, uşak

harmani

<< TTü harvanī kolsuz cübbe, pelerin ?

harp1

Ar ḥarb حرب z [#ḥrb faˁl msd.] savaş, cenk