hasret

hasiyet

Ar χāṣīya(t) خاصيّة z [y. msd.] özellik, haslık, seçkinlik Ar χāṣṣ seçkin, özel +īya(t)2

haski

İng husky Eskimo köpeği öz Huski/Huskimo Kuzey Amerika'nın kutup bölgesinde yaşayan bir halk, Eskimolar

haslet

Ar χaṣla(t) خَصلة z [#χṣl faˁla(t) mr.] üstünlük, üstün özellik, meziyet Ar χaṣala خَصَلَ züstün geldi

haspa

Ar ḥaṣba(t) حصبة z [#ḥṣb faˁla(t) mr.] 1. çakıl taşı, 2. derideki her türlü kabarcık, çiçek hastalığı, kızamık

hasr

Ar ḥaṣr حصر z [#ḥṣr faˁl msd.] çit veya duvar veya askerle etrafını çevirme, kuşatma Ar ḥaṣara حصر zkuşattı, sınırladı, duvarla çevirdi ≈ Aram ḥāṣer 1. hasat, 2. avlu, çitle çevrili yer, özel mülk

hasret

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250?]
ḥarīṣlıḳ soŋı ġamm ökünç ḥasrat ol [harisliğin sonu gam, pişmanlık, hasrettir]

Ar ḥasra(t) حسرة z [#ḥsr faˁla(t) msd.] yokluk, yoksunluk ≈ İbr/Aram ḥāsar חסר z [#ḥsr] eksik ve yoksun olmak

 hasar


20.02.2020
hassa1

Ar χāṣṣa(t) خاصّة z [#χṣṣ fāˁila(t) fa. fem.] 1. özel şey veya kişi (dişil), 2. özellik, hususiyet Ar χaṣṣa خَصَّ zseçti, ayırdı

hassa2

Ar *ḥāssa حاسّة z [#ḥss fa. fem.] Ar ḥassa حَسَّ zhissetti, kokladı

hassas

Ar ḥassās حسّاس z [#ḥss faˁˁāl mesl.] hisseden, duyarlı Ar ḥassa حَسَّ zhissetti

hasta

Fa χaste خسته z [pp.] yaralı, sayrı Fa χastan خستن zyaralamak, yaralanmak +a

hasut

Ar ḥasūd حسود z [#ḥsd faˁūl sf.] kıskanç Ar ḥasada حَسَدَ zksıkandı