hatve

hatmi

Ar χiṭmī خِطمى z [#χṭm] hatmi bitkisi, hibiscus, althaea officinalis Ar χaṭm خَطم zburun, özellikle hayvan burnu

hatta

Ar ḥattā حتّا z [zrf.] ta ki, şöyle ki

hattat

Ar χaṭṭāṭ خطّاط z [#χṭṭ faˁˁāl mesl.] hat çeken, çizimci, yazı yazan Ar χaṭṭa خَطَّ zçizdi

hattrick

İng hat trick bir kriket terimi, sporda bir başarıyı üç kez tekrarlamak § İng hat şapka (<< Ger *hattuz külah, ibik ) İng trick hile, numara, beceri

hatun

<< ETü χatun/ḳatun kraliçe Saka χattuna a.a. Sogd χwatēn [fem.] a.a. ≈ Sogd χwatāw kral, hükümdar § Sogd χwa kendi Sogd tāw güç, güçlü

hatve

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
ammā iç kalˁa kayasıyla bile hisāb olunursa kāmil on bir biŋ χatve-i fetādır yaˁnī yiğit adımlamasıdır

Ar χaṭwa(t) خطوة z [#χṭw faˁla(t) mr.] adım Ar χaṭā yürüdü, adım attı


25.09.2014
hav1

≈ Fa χāv kabuk, sütün üzerinde oluşan kaymak, kumaş havı ≈ TTü kab kılıf, kabuk

hav2

onom köpek sesi

hava

Fa hawā هوا zhava, yel, esinti, melodi

havadis

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal