hav1

hatta

Ar ḥattā حتّا z [zrf.] ta ki, şöyle ki

hattat

Ar χaṭṭāṭ خطّاط z [#χṭṭ faˁˁāl mesl.] hat çeken, çizimci, yazı yazan Ar χaṭṭa خَطَّ zçizdi

hattrick

İng hat trick bir kriket terimi, sporda bir başarıyı üç kez tekrarlamak § İng hat şapka (<< Ger *hattuz külah, ibik ) İng trick hile, numara, beceri

hatun

<< ETü χatun/ḳatun kraliçe Saka χattuna a.a. Sogd χwatēn [fem.] a.a. ≈ Sogd χwatāw kral, hükümdar § Sogd χwa kendi Sogd tāw güç, güçlü

hatve

Ar χaṭwa(t) خطوة z [#χṭw faˁla(t) mr.] adım Ar χaṭā yürüdü, adım attı

hav1

[ Hasan b. Hüseyn, Şâmilu'l-Luga, 1505]
χāv [Fa.]: Ol kav ki çukada ve kaṭīfede olur. [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
ciocha chaui [çoka kavı]: cimatura [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḥāv حاو: Villi seu villositas panni [kumaşta tüylenme]

≈ Fa χāv kabuk, sütün üzerinde oluşan kaymak, kumaş havı ≈ TTü kab kılıf, kabuk

 kap

Not: Erm χav խավ "kabuk, tabaka, süt kaymağı" 16. yy'dan itibaren kaydedilmiş olup Türkçe veya Farsçadan alıntıdır. Acar sf. 2.350.

Bu maddeye gönderenler: havlu


10.09.2017
hav2

onom köpek sesi

hava

Fa hawā هوا zhava, yel, esinti, melodi

havadis

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal

havale

Ar ḥawāla(t) حَوَالة z [#ḥwl faˁāla(t) msd.] dönme, döndürme, borcu veya ödevi başkasına devretme, aktarma Ar ḥāla حَالَ zdöndü