hav2

hattat

Ar χaṭṭāṭ خطّاط z [#χṭṭ faˁˁāl mesl.] hat çeken, çizimci, yazı yazan Ar χaṭṭa خَطَّ zçizdi

hattrick

İng hat trick bir kriket terimi, sporda bir başarıyı üç kez tekrarlamak § İng hat şapka (<< Ger *hattuz külah, ibik ) İng trick hile, numara, beceri

hatun

<< ETü χatun/ḳatun kraliçe Saka χattuna a.a. Sogd χwatēn [fem.] a.a. ≈ Sogd χwatāw kral, hükümdar § Sogd χwa kendi Sogd tāw güç, güçlü

hatve

Ar χaṭwa(t) خطوة z [#χṭw faˁla(t) mr.] adım Ar χaṭā yürüdü, adım attı

hav1

≈ Fa χāv kabuk, sütün üzerinde oluşan kaymak, kumaş havı ≈ TTü kab kılıf, kabuk

hav2

TTü: [ Düsturnâme-i Enveri, 1465]
hav hav [kuş ötme sesi] TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Karaŋu aχşam olanda vaf vaf üren [köpek] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
havlamak: Ululare

onom köpek sesi

Benzer sözcükler: havhav, havlamak


06.09.2017
hava

Fa hawā هوا zhava, yel, esinti, melodi

havadis

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal

havale

Ar ḥawāla(t) حَوَالة z [#ḥwl faˁāla(t) msd.] dönme, döndürme, borcu veya ödevi başkasına devretme, aktarma Ar ḥāla حَالَ zdöndü

havali

Ar ḥawāli حَوالٍ z [#ḥwl fawāˁil çoğ.] etraf, çevreler Ar ḥawl حَوْل z [t.] çevre, döngü Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü