havadis

hatun

<< ETü χatun/ḳatun kraliçe Saka χattuna a.a. Sogd χwatēn [fem.] a.a. ≈ Sogd χwatāw kral, hükümdar § Sogd χwa kendi Sogd tāw güç, güçlü

hatve

Ar χaṭwa(t) خطوة z [#χṭw faˁla(t) mr.] adım Ar χaṭā yürüdü, adım attı

hav1

≈ Fa χāv kabuk, sütün üzerinde oluşan kaymak, kumaş havı ≈ TTü kab kılıf, kabuk

hav2

onom köpek sesi

hava

Fa hawā هوا zhava, yel, esinti, melodi

havadis

[ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
nefs ḥavādis̠leri, χışm, korku ve peşīmanlık gibi

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

 hadise


21.05.2015
havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal

havale

Ar ḥawāla(t) حَوَالة z [#ḥwl faˁāla(t) msd.] dönme, döndürme, borcu veya ödevi başkasına devretme, aktarma Ar ḥāla حَالَ zdöndü

havali

Ar ḥawāli حَوالٍ z [#ḥwl fawāˁil çoğ.] etraf, çevreler Ar ḥawl حَوْل z [t.] çevre, döngü Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü

havan

Fa/OFa hāvan هاون zöğütme kabı ≈ Ave hāvana- a.a.

havari

Ar ḥawārī حَوَارِى z [#ḥwr] İsa'nın 12 müridinden her biri ~? Eth ḥawārī yolcu, elçi, haberci Eth ḥäwar gitmek