haybe

hayal

Ar χayāl خَيَال z [#χyl faˁāl msd.] imgelem, zihinsel görüntü Ar χāla خَالَ zhayal etti

hayalet

Ar χayālāt خيالات z [#χyl çoğ.] hayal mahsulleri, hayali varlıklar Ar χayāl خيال z +āt

hayat1

Ar ḥayāˀa(t) حياة z [#ḥyw faˁāla(t) msd.] 1. canlı olma, yaşama, 2. yaşam Ar ḥayya حَيَّ zcanlı idi, yaşar idi (≈ İbr ḥay/ḥayah [#ḥy] canlı (sıfat), canlı varlık, hayvan (ad) )

hayat2

Ar ḥayāṭ حَيَاط z [#ḥwṭ faˁāl çoğ.] 1. duvarlar, çitler, 2. çitle çevrili avlu, dış duvar içinde fakat ev kapısı dışında olan alan Ar ḥāˀit حَائِت z [t.] çevre duvarı, çit +āt Ar ḥāṭa حَاطَ zçitle çevirdi, kuşattı

hayati

Ar ḥayāˀa(t) hayat

haybe

"bedava, boşuna (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
habeden: Gratuitement, pour rien [ Milliyet - gazete, 1957]
Yaa! demek haybeden kokteyl... gacolarla dans... [ Metin Kaçan, Ağır Roman, 1991]
'Allahını peygamberini seviyorsan kıyma bana abim!' diye inledi. Pezo haybeye yalvarıyordu.

Ar χayba(t) خيبة z [#χyb faˁla(t) ] düş kırıklığı, kaybediş, fiyasko Ar χāba düş kırıklığına uğramak, boşa çıkmak

Not: [düzeltildi: 2/02/2018] Argo sözlüklerinde Rom habe "yemek" sözcüğüyle irtibatlandırılması isabetsizdir.

Benzer sözcükler: haybeci, haybeden, haybeye


02.02.2018
haydari

öz ḥaydar Erdebil şeyhi, Cüneyd'in oğlu ve Şah İsmail'in babası (ö. 1488) Ar ḥaydar حيدر z [#ḥdr] arslan

haydi

<< TTü hay de! ünl ha/hay teşvik ünlemi

haydut

≈ Mac hajdúk [çoğ.] Mac hajdú başıbozuk asker, akıncı

hayhay

ünl

hayhuy

ünl hay bağırma sesi