he

hazin

Ar ḥazīn حزين z [#ḥzn faˁīl sf.] hüzünlü, üzücü Ar ḥazana حزن züzdü

hazine

Ar χazīna(t) خزينة z [#χzn faˁīlā(t) sf. fem.] gömü, depo, kıymetli eşya veya para konulan yer OFa ganz/gazn/gazīnag a.a. << EFa gaza/ganza- a.a.

haziran

Ar ḥazīrān حزيران zRumi takvimin dördüncü ayı ?

hazire

Ar ḥaẓīra(t) حظيرة z [#ḥẓr faˁīlā(t) sf. fem.] çit, çitle çevrili yer, ağıl Ar ḥaẓara حَظَرَ zçitle kapattı

hazret

Ar ḥaḍra(t) حضرة z [#ḥḍr faˁla(t) mr.] 1. huzur, mevcudiyet, prezans, 2. bir saygı deyimi Ar ḥaḍara حضر zhazır idi, yüzyüze bulundu

he

TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Bizimile adavet bağladılar, he mi, dedi.

ünl olumlama ünlemi


09.01.2015
heba

Ar habāˀ هباء z [#hbw faˁal msd.] toz, özellikle havada uçuşan toz zerresi

hece

Ar hacāˀ هجأ z [#hcw faˁāl msd.] 1. tempoyla manzume okuma, 2. alfabedeki harflerin sırası Aram hegā הגא z [#hgy] düşünme, heceleyerek okuma

hecin

Ar hacīn هجين z [#hcn faˁīl sf.] 1. nesli bozuk, melez, soysuz, 2. tek hörgüçlü sürek devesi

hede hödö

?

hedef

Ar hadaf هَدَف z [#hdf faˁal ] a.a. Ar hadafa هَدَفَ zhedefledi, nişan aldı