herise

hercümerç

Ar harc ū marc هرج و مرج zkargaşa, kaos

herek

Yun χarákion χαράκιον z [küç.] fidanlara destek için dikilen kazık << EYun χáraks χάραξ zkazık +ion EYun χarássō χαράσσω zkazmak, kazımak

heretik

Fr hérétique İng heretic zındık, dinde sapkın öğretiye mensup olan Lat haereticus a.a. EYun ʰairetikós ἁιρετικός zseçmeci, mezhepçi EYun ʰaireō almak, seçmek +ik°

hergele

Fa χargale خرگله z1. yaban eşeği, 2. sürü halinde eşek § Fa/OFa χar خر zeşek (≈ Ave χara- a.a. ) Fa gale گله zsürü (<< EFa garda- a.a. )

herif

Ar ḥarīf حريف z [#ḥrf faˁīl sf.] 1. sanatkâr, meslek erbabı, 2. meslektaş, yoldaş, colleague Ar ḥarafa حرف zbozdu, çizdi; meslek veya sanat icra etti

herise

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
mübarek destiyle herīse ve çorba pişirüp

Ar harīsa(t) هريسة z [#hrs faˁīla(t) ] dövülmüş buğday ve etten yapılan bir yemek, keşkek Ar harasa هرس zhavanda dövdü, ezdi

Not: Muhammed'e atfedilen bir hadiste "yemeklerin hayırlısı" olarak adlandırılır. Erm harisa հարիսա (a.a.) Türkçe veya Arapçadan alıntıdır.

Benzer sözcükler: harisa, helise


25.08.2017
herkes

§ Fa har هر zher Fa/OFa kas كس zkişi, kimse ≈ EFa kaşçī herhangi biri, bir kimse

hermafrodit

Fr hérmaphrodite çift cinsiyetli öz Hermaphrodite mitolojide Hermes ile Afrodit'in çift cinsiyetli çocuğu § EYun Hermês ἑρμῆς z EYun Afrodite αφροδιτε z

hermeneutik

İng hermeneutics Alm Hermeneutik tefsir ilmi, metin yorumlama (teorisi ve yöntemi) EYun ʰermeneutikē ἑρµηνευτική zçeviri ve yorum işleri EYun ʰermeneúō ἑρμηνεύω ztercüme etmek, yorumlamak +ik°

hermetik

Fr hérmetique İng hermetic 1. gizli ilimlere ilişkin, batıni, 2. sıkıca kapalı, hava veya su geçirmez EYun ʰermetikós ἑρμετικός zHermes'çi, batıni öz Hermes Trismegistos Mısır'da Yeni-Platoncu batıni felsefe ekolünün kurucusu sayılan efsanevi kişilik +ic°

herni

Fr hernie fıtık Lat hernia a.a. << HAvr *ǵʰer-n-i̯o- HAvr *ǵʰer-¹ bağırsak