heykel

heybet

Ar hayba(t) هيبة z [#hyb faˁla(t) msd.] korkma, korkunçluk, azamet Ar hāba هاب zkorktu, huşu ve saygı duydu

heyecan

Ar hayacān هيجان z [#hyc faˁalān msd.] öfke ve telaşa kapılma, kızışma Ar hāca هاج ztoz kaldırdı, öfke veya telaşı kızıştı

heyelan

Ar haylān هَيْلان z [#hyl faˁlān msd.] kum döküntüsü Ar hāla هَالَ zkum döküldü, yığıldı

heyet

Ar hayˀa(t) هَيىٔة z [#hyA faˁla(t) mr.] biçim, bileşim, organizma, organizasyon Ar hāˀa هاء zderdi, derledi

heyhat

Ar hayhāt هيهات zgitti!, yazık! (ünlem)

heykel

[ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]
[ Meninski, Thesaurus, 1680]
heykel: (...) Fanum idolatrorum seu Christianorum [putperest veya Hıristiyan tapınağı], amuletum seu scriptura quaevis talesmanica [muska, tılsımlı sayılan yazı] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
heykel: İri şey, büyük sanem, yüksek bina.

Ar haykal هيكل z [#hykl q.] büyük yapı, abide, anıt, tapınak İbr/Aram hēkāl הכל zsaray, tapınak Akad ēkallu saray Sumer e-gal büyük ev

Not: Avrupai tarzda "yontma veya dökme sanat eseri" anlamında kullanımına 19. yy ortalarından önce rastlanmaz.

Bu maddeye gönderenler: heykeltıraş


18.02.2018
heykeltıraş

§ Ar haykal هيكل zanıt Fa tarāş تراش zyontan

heyula

Ar hayūlāˀ هيولاء z [#hyl] şekilsiz madde, Aristocu felsefede materia EYun ʰýlē ὕλη z1. tahta, ağaç, 2. hammadde, Aristoteles felsefesinde şekillenmemiş madde, materia

hezar

Fa hazār هزار zbin ≈ Ave hazaŋra- a.a. (≈ Sans sahásra सहस्र za.a. )

hezaren

Ar χayzurān خيزران zçit ve hasır yapımında kullanılan bir tür kamış, rattan ≈ Aram χāṣīr חציר zbataklık kamışı, pırasa

hezarfen

§ Fa hazār هزار zbin Ar fann فنّ zbeceri, hüner, teknik