hububat

hörgüç

<< ETü örküç deve sırtındaki tümsek ETü ör- yükselmek, belirmek (geçişsiz fiil) +(g)Uç

höst

ünl hayvan kovma ünlemi

hötöröf

?

höyük

<< ETü-O öyük yığma tepe, tümsek << ETü *örük ETü ör- yığmak, yükseltmek +Uk

hubris

İng hubris aşırı ve trajik sonuçları olan kibir EYun ʰúbris ύβρις zküstahlık, haddini tecavüz etme

hububat

[TTRum 1530]
hubūbāt [ Meninski, Thesaurus, 1680]
hubūb pl. hubūbāt: Legumina, olera.

Ar ḥubūb حبوب z [#ḥbb fuˁūl çoğ.] tahıl taneleri, tahıllar +āt Ar ḥabba(t) حبّة ztane, özellikle tahıl tanesi veya tohum

 habbe

Not: Arapça çoğulun çoğulu olduğu halde Türkçede tekil anlam kazanmıştır.


09.10.2017
hudut

Ar ḥudūd حدود z [#ḥdd fuˁūl çoğ.] sınırlar Ar ḥadd حدّ z [t.] sınır

hukuk

Ar ḥuḳūḳ حقوق z [#ḥḳḳ fuˁūl çoğ.] haklar Ar ḥaḳḳ حقّ z [t.]

hulk

Ar χulḳ خُلْق z [#χlḳ fuˁl msd.] yaradılış, karakter Ar χalaḳa خَلَقَ zyarattı

hulul

Ar ḥulūl حلول z [#ḥll fuˁūl msd.] 1. konma, durma, yolculuğa ara verme, 2. ruhun bedene girmesi Ar ḥalla حلّ zkondu

hulus

Ar χulūṣ خلوص z [#χlṣ fuˁūl msd.] 1. temizlik, dürüstlük, 2. dürüstlük gösterisi Ar χalaṣa arı ve temiz idi, arındı