iblağ

ibibik

<< ETü üpgük hüthüt kuşu, ibibik onom

ibik

<< TTü ibük alaca ibikli bir kuş, çavuş kuşu << ETü üpgük a.a. onom

ibis

Fr ibis Kuzey Afrika'ya özgü bir kuş Lat ibis a.a. EYun îbis a.a. Mıs hby a.a.

ibiş

öz İbrahim

ibka

Ar ibḳāˀ إبقاء z [#bḳy ifˁāl IV msd.] yerinde bırakma Ar baḳā بَقَا zkaldı, baki oldu

iblağ

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
iblāğ: Perferre, pervenire facere, perducere [yetiştirme, bir yere vardırma], deducere [toplam çıkarma].

Ar iblāġ إبلاغ z [#blġ ifˁāl IV msd.] ulaştırma, erdirme, toplam sayı çıkarma Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

 büluğ


02.09.2015
iblis

Ar iblīs إبليس z [#bls] kandırıcı, şeytan EYun diábolos διάβολος zkandırıcı, şeytan EYun diabállō διαβάλλω zyanlışa yöneltmek, kandırmak EYun dia+ bállō, bol- βάλλω, βολ- zatmak

ibne

Ar *ibna(t) إبنة z [#bn] oğlanlık Ar ibn إبن zoğul, evlat

ibra

Ar ibrāˀ إبراء z [#brA ifˁāl IV msd.] kurtarma, aklama Ar baraˀa برأ zkurtuldu, aklandı

ibraz

Ar ibrāz إبراز z [#brz ifˁāl IV msd.] ortaya çıkarma Ar baraza برز zortaya çıktı

ibre

Ar ibra(t) إبرة z [#Abr fiˁla(t) mr.] iğne, akrep veya arının iğnesi