id1

içre

Eski Türkçe içre "içte, içeride" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe fiilinden Eski Türkçe +rA ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

içtihat

Arapça chd kökünden gelen ictihād إجتهاد z "1. çalışıp çabalama, gayret gösterme, 2. hukukta yeni yol açma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça cahada جَهَدَ z "gayret etti" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

içtima

Arapça cmˁ kökünden gelen ictimāˁ إجتماع z "toplanma, toplantı, topluluk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça camaˁa جَمَعَ z "topladı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

içtimaiyat

Arapça ictimāˁī إجتماعى z "topluluğa ait" sözcüğünden +āt ekiyle türetilmiştir.

içtinap

Arapça cnb kökünden gelen ictināb إجتناب z "yabancılama, kaçınma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça canaba جَنَبَ z "yüzünü döndürdü, yabansadı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

id1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Cumhuriyet - gazete, 1966]
Şahsiyetin en primitiv parçasına biz id diyoruz

Köken

Yeni Latince id "psikanalizde bilinçaltı" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1927 Joan Riviere, İng. çevirmen.) Latince sözcük Latince id "o şey (nötr üçüncü tekil şahıs zamiri)" sözcüğünden alıntıdır.

Ek açıklama

Sigmund Freud'un önerdiği Almanca es (aynı anlamda) sözcüğüne karşılık olarak Joan Riviere ve James Strachey'in İngilizce çevirilerinde kullanılan Latince terimdir. İngilizce it yerine tercih edilmesi “bilimsel görünme” kaygısına bağlanabilir.

Bu maddeye gönderenler

identifikasyon


06.04.2019
id2

Arapça ˁyd kökünden gelen ˁīd عيد z "yıl dönümü, bayram, özellikle Kurban Bayramı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ˁyd kökünden gelen ˁīd עיד z "yıl dönümü, kâfirlere özgü festival" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice ˁīddan, ˁīddon עִידָּן z "dönem, döngü, vade, kadınların ay hali" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice ˁawd "dönme, geri gelme, avdet" sözcüğünden türetilmiştir.

idadi

Arapça ˁdd kökünden gelen iˁdād إعداد z "hazırlama" sözcüğünden +ī ekiyle türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça ˁadda عدّ z "saydı" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

idam

Arapça ˁdm kökünden gelen iˁdām إعدام z "yok etme, yokluk, yoksulluk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁadima عدم z "yok idi, yok oldu" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

idame

Arapça dwm kökünden gelen idāma(t) إدامة z "devam ettirme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dāma دام z "devam etti" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

idare

Arapça dwr kökünden gelen idāra(t) إدارة z "döndürme, çevirme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dāra دار z "döndü" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.