ifade

idol

Fransızca idole "put, tapınılan şey" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen idolum sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca eídolon είδολον z "şekilcik" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca eîdos εῖδος z "şekil, görüntü" sözcüğünün küçültme halidir.

idrak

Arapça drk kökünden gelen idrāk إدراك z "ulaşma, varma, anlama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dark veya darak درك z "ulaşım, varma, bir şeyin dip noktası" sözcüğünün ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır. (NOT: Bu sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice derek "yol" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

idrar

Arapça drr kökünden gelen idrār إدرار z "1. akıtma, süt verme, ihsan etme, 2. (mec.) işeme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça darra دَرَّ z "(şarıldayarak) aktı" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

idüğü

Eski Türkçe erdügi "idiği, olduğu" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe er- "olmak" fiilinden türetilmiştir.

ifa

Arapça wfy kökünden gelen īfāˀ افاء z "(gereğini) yerine getirme, (görevini) yapma, (borcunu) ödeme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça wafā وفا z "sözüne sadık oldu" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

ifade
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"yararlandırma" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
"... anlatma" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ifāde-i kelām (...) ifāde-i merām (...) bu maˁnāyi ifāde büyürdiler "... ders verme" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ifāde: anlatmak. ifāde vermek: ders takrir etmek. (...) ifāde-i cebriye: ilm-i cebirde bir mikdarın gösterişi. Yeni Osmanlıca: "... zabıtada olay anlatımı" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ifāde almak: davaya taliki olan bir madde hakkında birini söyletip söylediğini yazmak.

Köken

Arapça fyd kökünden gelen ifāda(t) إفادة z "faydalandırma, birine bir şeyi kullanması için verme, faydalı bir söz söyleme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fāda فَادَ z "faydalandı" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için fayda maddesine bakınız.

Ek açıklama

"Söz söyleme" anlamında kullanımı nezaket gereğidir.

Benzer sözcükler

ifade almak, ifade tutanağı, ifadesiz

Bu maddeye gönderenler

müfit


25.06.2015
iffet

Arapça ˁff kökünden gelen ˁiffa(t) عفّة z "utanma, edep, ar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaffa عفّ z "kaçındı, utandı" fiilinin fiˁla(t) vezninde masdarıdır.

iflah

Arapça flḥ kökünden gelen iflāḥ إفلاح z "iyi duruma gelme, rahata erme, düzelme, kurtulma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça falaḥa فَلَحَ z "kurtuldu, rahata erdi" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

iflas

Arapça fls kökünden gelen iflās إفلاس z "sermayeyi tüketme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fuls فلس z "en küçük bakır para birimi, pul, metelik" sözcüğünün ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır. Bu sözcük Latince follis "1. torba, kese, 2. Geç Roma imparatorluğu döneminde en küçük para birimi, pul" sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰelǵʰ- "şişmek" kökünden türetilmiştir.

ifna

Arapça fny kökünden gelen ifnāˀ إفناء z "yok etme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fanā فَنِىَ z "yok oldu, söndü" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

ifrağ

Arapça frġ kökünden gelen ifrāġ إفراغ z "boşaltma, dökme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faraġa فرغ z "boşalttı" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.