ihale

iğfal

Ar iġfāl إغفال z [#ġfl ifˁāl IV msd.] gafil kılma, aldatma, kandırma Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

iğne

<< ETü igne/yigne küçük iğ, iğne ETü īg/yīg iğ, büyük iğne

iğren|mek

<< ETü yigren- tiksinmek ETü *yigir/*yigiz +(g)An- ≈? ETü yig çiğ (et)

iğtişaş

Ar iġtişāş إغتشاش z [#ġşş iftiˁāl VIII msd.] kandırılma, hileye kanma Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı, hile yaptı

iğva

Ar iġwāˀ إغواء z [#ġwy ifˁāl IV msd.] kandırma, baştan çıkarma Ar ġayya غيّ zkandı, baştan çıktı

ihale

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ihāle: Havale, sipariş, ısmarlamak. Tahvil etmek. [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
İhale: Bir işi birine terk. Müzayede veya müzayedeye çıkarılan bir şeyi talibine verme.

Ar iḥāla(t) إحالة z [#ḥwl ifˁāla(t) IV msd.] döndürme, alacaklıyı başkasına yönlendirme, borcu devretme Ar ḥāla حَالَ zbir halden diğerine geçti, değişti, döndü

 hal1

Benzer sözcükler: ihaleten


03.11.2014
ihanet

Ar ihāna(t) إهانة z [#χwn ifˁāla(t) IV msd.] aşağılama, horlama, küçük düşürme Ar hāna هَانَ zalçak ve önemsiz idi, ucuz idi

ihata

Ar iḥāṭa(t) إحاطة z [#ḥwṭ ifˁāla(t) IV msd.] etrafını çevirme, kuşatma Ar ḥāṭa حَاطَ zçevirdi, çit çekti

ihbar

Ar iχbār إخبار z [#χbr ifˁāl IV msd.] haber verme, bildirme Ar χabara خبر zdenedi, sınadı, bizzat deneyerek öğrendi

ihdas

Ar iḥdāṯ إحداث z [#ḥds̠ ifˁāl IV msd.] meydana getirme, oluşturma, olay nakletme Ar ḥadaṯa حدث zoldu, vuku buldu

ihkak

Ar iḥḳāḳ إحقاق z [#ḥḳḳ ifˁāl IV msd.] doğrusunu bulma, doğruyu yapma Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi