ihbar

iğtişaş

Ar iġtişāş إغتشاش z [#ġşş iftiˁāl VIII msd.] kandırılma, hileye kanma Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı, hile yaptı

iğva

Ar iġwāˀ إغواء z [#ġwy ifˁāl IV msd.] kandırma, baştan çıkarma Ar ġayya غيّ zkandı, baştan çıktı

ihale

Ar iḥāla(t) إحالة z [#ḥwl ifˁāla(t) IV msd.] döndürme, alacaklıyı başkasına yönlendirme, borcu devretme Ar ḥāla حَالَ zbir halden diğerine geçti, değişti, döndü

ihanet

Ar ihāna(t) إهانة z [#χwn ifˁāla(t) IV msd.] aşağılama, horlama, küçük düşürme Ar hāna هَانَ zalçak ve önemsiz idi, ucuz idi

ihata

Ar iḥāṭa(t) إحاطة z [#ḥwṭ ifˁāla(t) IV msd.] etrafını çevirme, kuşatma Ar ḥāṭa حَاطَ zçevirdi, çit çekti

ihbar

[ Lugat-i Halimi, 1477]
ṭuydurmak [duyurmak] iχbār ve iˁlām maˁnāsına. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
aχbārı sıhhatüŋüzı vel selāmetüŋüzi ıχbār eyleŋ [sağlık ve selamet haberlerinizi haber eyleyin] ihbarcı [ Cumhuriyet - gazete, 1949]
ortada bir olay, bir ihbarcı, bir kaç da sanık var

Ar iχbār إخبار z [#χbr ifˁāl IV msd.] haber verme, bildirme Ar χabara خبر zdenedi, sınadı, bizzat deneyerek öğrendi

 haber

Not: 20. yy ortalarından bu yana sadece "resmi makamlara haber vermek" anlamında.

Benzer sözcükler: ihbarcı, ihbarname

Bu maddeye gönderenler: muhbir


18.09.2017
ihdas

Ar iḥdāṯ إحداث z [#ḥds̠ ifˁāl IV msd.] meydana getirme, oluşturma, olay nakletme Ar ḥadaṯa حدث zoldu, vuku buldu

ihkak

Ar iḥḳāḳ إحقاق z [#ḥḳḳ ifˁāl IV msd.] doğrusunu bulma, doğruyu yapma Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

ihlal

Ar iχlāl إخلال z [#χll ifˁāl IV msd.] karıştırma, bulandırma, halel getirme Ar χalla خَلَّ zbozdu, hasar verdi

ihlas

Ar iχlāṣ إخلاص z [#χlṣ ifˁāl IV msd.] 1. kurtarma, kurtuluş, 2. samimiyet, doğruluk Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

ihmal

Ar ihmāl إهمال z [#hml ifˁāl IV msd.] kendi haline bırakma, boş verme Ar hamal هَمَل zkendi başına bırakılmış (deve veya davar)