ihlas

ihata

Ar iḥāṭa(t) إحاطة z [#ḥwṭ ifˁāla(t) IV msd.] etrafını çevirme, kuşatma Ar ḥāṭa حَاطَ zçevirdi, çit çekti

ihbar

Ar iχbār إخبار z [#χbr ifˁāl IV msd.] haber verme, bildirme Ar χabara خبر zdenedi, sınadı, bizzat deneyerek öğrendi

ihdas

Ar iḥdāṯ إحداث z [#ḥds̠ ifˁāl IV msd.] meydana getirme, oluşturma, olay nakletme Ar ḥadaṯa حدث zoldu, vuku buldu

ihkak

Ar iḥḳāḳ إحقاق z [#ḥḳḳ ifˁāl IV msd.] doğrusunu bulma, doğruyu yapma Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

ihlal

Ar iχlāl إخلال z [#χll ifˁāl IV msd.] karıştırma, bulandırma, halel getirme Ar χalla خَلَّ zbozdu, hasar verdi

ihlas

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
pes gerek χayrāt-ıla iχlāṣ ola / ol iş issi ḥaḳ katında χāṣ ola

Ar iχlāṣ إخلاص z [#χlṣ ifˁāl IV msd.] 1. kurtarma, kurtuluş, 2. samimiyet, doğruluk Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

 halas

Bu maddeye gönderenler: muhlis


24.04.2015
ihmal

Ar ihmāl إهمال z [#hml ifˁāl IV msd.] kendi haline bırakma, boş verme Ar hamal هَمَل zkendi başına bırakılmış (deve veya davar)

ihraç

Ar iχrāc إخراج z [#χrc ifˁāl IV msd.] çıkarma, harice atma Ar χaraca خرج zçıktı

ihram

Ar iḥrām إحرام z [#ḥrm ifˁāl IV msd.] 1. yasaklama, 2. yasak yere veya hareme girme, özellikle hac esnasında harem-i şerife girme, 3. hac giysisi Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

ihsan

Ar iḥsān إحسان z [#ḥsn ifˁāl IV msd.] güzellik yapma, karşılıksız verme, hediye Ar ḥasuna حَسُنَ zgüzel idi

ihsas

Ar iḥsās إحساس z [#ḥss ifˁāl IV msd.] hissetme, algılama, sezme Ar ḥassa حَسَّ zduydu, kokladı