ihraç

ihdas

Ar iḥdāṯ إحداث z [#ḥds̠ ifˁāl IV msd.] meydana getirme, oluşturma, olay nakletme Ar ḥadaṯa حدث zoldu, vuku buldu

ihkak

Ar iḥḳāḳ إحقاق z [#ḥḳḳ ifˁāl IV msd.] doğrusunu bulma, doğruyu yapma Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

ihlal

Ar iχlāl إخلال z [#χll ifˁāl IV msd.] karıştırma, bulandırma, halel getirme Ar χalla خَلَّ zbozdu, hasar verdi

ihlas

Ar iχlāṣ إخلاص z [#χlṣ ifˁāl IV msd.] 1. kurtarma, kurtuluş, 2. samimiyet, doğruluk Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

ihmal

Ar ihmāl إهمال z [#hml ifˁāl IV msd.] kendi haline bırakma, boş verme Ar hamal هَمَل zkendi başına bırakılmış (deve veya davar)

ihraç

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
çünki āyetden ḥadīs iχrāc idem ihracat "harcama" [ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
şimden girü iṣrāfāt ve iχrācāt taχfīf olunup [masraf ve harcamalar hafifletilip], iṭlāfātdan hazer edesüz YO: "... dış satım" [ Şinasi, Tasvir-i Efkâr makaleleri, 1863]
Memālik-i Osmaniyenin vukūˁ bulan idχālāt ve iχrācātının gümrükçe defterlerinin tutulmakta olduğundan

Ar iχrāc إخراج z [#χrc ifˁāl IV msd.] çıkarma, harice atma Ar χaraca خرج zçıktı

 hariç

Benzer sözcükler: ihracat


23.09.2017
ihram

Ar iḥrām إحرام z [#ḥrm ifˁāl IV msd.] 1. yasaklama, 2. yasak yere veya hareme girme, özellikle hac esnasında harem-i şerife girme, 3. hac giysisi Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

ihsan

Ar iḥsān إحسان z [#ḥsn ifˁāl IV msd.] güzellik yapma, karşılıksız verme, hediye Ar ḥasuna حَسُنَ zgüzel idi

ihsas

Ar iḥsās إحساس z [#ḥss ifˁāl IV msd.] hissetme, algılama, sezme Ar ḥassa حَسَّ zduydu, kokladı

ihtar

Ar iχṭār إخطار z [#χṭr ifˁāl IV msd.] uyarma Ar χaṭara خطر zdikildi, aydı, duygu veya düşünceye kapıldı

ihtida

Ar ihtidāˀ إهتداء z [#hdy iftiˁāl VIII msd.] doğru yola gitme, mec. İslamı kabul etme Ar hadā هَدَا zyol gösterdi, uğurladı