ihram

ihkak

Ar iḥḳāḳ إحقاق z [#ḥḳḳ ifˁāl IV msd.] doğrusunu bulma, doğruyu yapma Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

ihlal

Ar iχlāl إخلال z [#χll ifˁāl IV msd.] karıştırma, bulandırma, halel getirme Ar χalla خَلَّ zbozdu, hasar verdi

ihlas

Ar iχlāṣ إخلاص z [#χlṣ ifˁāl IV msd.] 1. kurtarma, kurtuluş, 2. samimiyet, doğruluk Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

ihmal

Ar ihmāl إهمال z [#hml ifˁāl IV msd.] kendi haline bırakma, boş verme Ar hamal هَمَل zkendi başına bırakılmış (deve veya davar)

ihraç

Ar iχrāc إخراج z [#χrc ifˁāl IV msd.] çıkarma, harice atma Ar χaraca خرج zçıktı

ihram

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
muḥrim boldı er, yaˁnī iḥrām badı [ihram bağladı] ehram "Erzurum ve Bayburt yöresine özgü kadın giysisi" [ <1930]

Ar iḥrām إحرام z [#ḥrm ifˁāl IV msd.] 1. yasaklama, 2. yasak yere veya hareme girme, özellikle hac esnasında harem-i şerife girme, 3. hac giysisi Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

 harem

Benzer sözcükler: ehram


22.09.2017
ihsan

Ar iḥsān إحسان z [#ḥsn ifˁāl IV msd.] güzellik yapma, karşılıksız verme, hediye Ar ḥasuna حَسُنَ zgüzel idi

ihsas

Ar iḥsās إحساس z [#ḥss ifˁāl IV msd.] hissetme, algılama, sezme Ar ḥassa حَسَّ zduydu, kokladı

ihtar

Ar iχṭār إخطار z [#χṭr ifˁāl IV msd.] uyarma Ar χaṭara خطر zdikildi, aydı, duygu veya düşünceye kapıldı

ihtida

Ar ihtidāˀ إهتداء z [#hdy iftiˁāl VIII msd.] doğru yola gitme, mec. İslamı kabul etme Ar hadā هَدَا zyol gösterdi, uğurladı

ihtikâr

Ar iḥtikār إحتكار z [#ḥkr iftiˁāl VIII msd.] (özellikle buğdayda) stokçuluk veya istifçilik yapma, fiyat artışı beklentisiyle gıda maddesini stokta tutma Ar ḥakara حكر zstokçuluk yaptı, buğdayı elinde tuttu Aram ḥākar חכר zkiralama, özellikle buğday cinsinden ödenen arazi kirası