ihsas

ihlas

Ar iχlāṣ إخلاص z [#χlṣ ifˁāl IV msd.] 1. kurtarma, kurtuluş, 2. samimiyet, doğruluk Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

ihmal

Ar ihmāl إهمال z [#hml ifˁāl IV msd.] kendi haline bırakma, boş verme Ar hamal هَمَل zkendi başına bırakılmış (deve veya davar)

ihraç

Ar iχrāc إخراج z [#χrc ifˁāl IV msd.] çıkarma, harice atma Ar χaraca خرج zçıktı

ihram

Ar iḥrām إحرام z [#ḥrm ifˁāl IV msd.] 1. yasaklama, 2. yasak yere veya hareme girme, özellikle hac esnasında harem-i şerife girme, 3. hac giysisi Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

ihsan

Ar iḥsān إحسان z [#ḥsn ifˁāl IV msd.] güzellik yapma, karşılıksız verme, hediye Ar ḥasuna حَسُنَ zgüzel idi

ihsas

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ˁalāim-i ıhsās buyuruldukte [anlama/hissetme alametleri gösterildiğinde] [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ihsās: ('his'den heman farkı olmayıb, 'hissetdirme' manasını ise Arabîde asla ifade etmediğinden, o mana ile kullanılmamalı)

Ar iḥsās إحساس z [#ḥss ifˁāl IV msd.] hissetme, algılama, sezme Ar ḥassa حَسَّ zduydu, kokladı

 his

Not: Öteden beri "sezme, algılama" anlamındayken, 20. yy başlarına doğru "sezdirme, hissettirme" anlamı öne geçmiştir.


22.05.2015
ihtar

Ar iχṭār إخطار z [#χṭr ifˁāl IV msd.] uyarma Ar χaṭara خطر zdikildi, aydı, duygu veya düşünceye kapıldı

ihtida

Ar ihtidāˀ إهتداء z [#hdy iftiˁāl VIII msd.] doğru yola gitme, mec. İslamı kabul etme Ar hadā هَدَا zyol gösterdi, uğurladı

ihtikâr

Ar iḥtikār إحتكار z [#ḥkr iftiˁāl VIII msd.] (özellikle buğdayda) stokçuluk veya istifçilik yapma, fiyat artışı beklentisiyle gıda maddesini stokta tutma Ar ḥakara حكر zstokçuluk yaptı, buğdayı elinde tuttu Aram ḥākar חכר zkiralama, özellikle buğday cinsinden ödenen arazi kirası

ihtilaç

Ar iχtilāc إختلاج z [#χlc iftiˁāl VIII msd.] kıvranma, spazm Ar χalaca خلج zkıvrandı

ihtilaf

Ar iχtilāf إختلاف z [#χlf iftiˁāl VIII msd.] 1. (gün ve gece gibi) zıt şeylerin ardarda gelmesi, alternasyon, 2. zıtlık, karşıtlık Ar χalafa خلف zardından geldi, yerine geçti, karşıt idi