ikon

ikircik

<< ETü ikirçgü ikilik, tereddüt ETü ikiz +gU

ikiz

<< ETü ékkiz ikiz ETü ékki iki +Iz

iklim

Ar iḳlīm إقليم z [#ḳlm] yeryüzünün bölündüğü yedi kuşağın her biri, diyar, ülke EYun klíma κλίμα z1. eğim, 2. güneş ışınlarının eğimi, iklim kuşağı (İlk kullanım: Ptolemaios, Yun. coğrafyacı (MS 90-168).) EYun klínō κλίνω zeğimli olmak, yatmak +ma(t) << HAvr *ḱli-n-i̯é- HAvr *ḱlei̯- a.a.

ikmal

Ar ikmāl إكمال z [#kml ifˁāl IV msd.] bütünleme, tamamlama, kemale erdirme Ar kamala كمل zbütün idi, erdi

ikna

Ar iḳnāˁ إقناع z [#ḳnˁ ifˁāl IV msd.] kani etme, doyurma Ar ḳanaˁa قناعة zdoydu

ikon

"özellikle Rum kilisesine özgü kutsal tasvir" [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
kiliselere ait muhtelif ikon ve kürsüler ikona [ Cumhuriyet - gazete, 1936]
çok eski ikonalar, portatif gramofon plaklarile ikonografi [ Cumhuriyet - gazete, 1937]
Onlar kiliselerinde ikonografi sahasına mühim bir yer ayırmışlardı ikonik [ Milliyet - gazete, 1991]
İkonik bir konuma yükseltildiği için modernlik sınanması, eleştirilmesi olanaksızlaştırılmış bir kavram olarak algılanıyor

Fr icone simge, temsil (≈ Yun ikóna εικόνα za.a., özellikle Orttodoks kilisesine özgü kutsal tasvir ) EYun eikōn εικών zresim, suret, tasvir << HAvr *wéi̯k-ō- HAvr *wei̯k-¹ benzemek, benzer olmak

Benzer sözcükler: ikona, ikoncan, ikonik, ikonografi, ikonografik, ikonoloji, ikonolojik, ikonostasis

Bu maddeye gönderenler: ikonoklast


13.04.2019
ikonoklast

Fr iconoclaste İng iconoclast 1. Bizans'ta kilise tasvirlerini yasaklayan akıma mensup, 2. put kırıcı, yerleşik adetlere karşı gelen OYun eíkonoklástēs εἰκονοκλάστης zikon kırıcı § EYun eikōn εικών ztasvir, ikon EYun klastēs κλαστής zkıran (EYun kláō κλάω zkırmak +t° )

ikrah

Ar ikrāh إكراه z [#krh ifˁāl IV msd.] zorla ve rızası hilafına iş yaptırma, iğrenme Ar kariha كَرِهَ ziğrendi, nefret etti

ikram

Ar ikrām إكرام z [#krm ifˁāl IV msd.] yüceltme, ağırlama Ar karuma كَرُمَ zyüceldi

ikramiye

Ar ikrām [#krm] ağırlama +īya(t)1

ikrar

Ar iḳrār إقرار z [#ḳrr ifˁāl IV msd.] evet deme, onaylama Ar ḳarra قَرَّ zdurdu, yerleşti, karar kıldı