ilave

ilahi

Ar ilāhī إلاهى ztanrım (1. tekil şahıs iyelik ekiyle) & tanrısal (sıfat)

ilahiyat

Ar ilāhī tanrıya dair +āt

ilam

Ar iˁlām إعلام z [#ˁlm ifˁāl IV msd.] bildirme, bildiri Ar aˁlama أَعْلَمَ z [IV f.] bildirdi Ar ˁalama عَلَمَ zbildi

ilan

Ar iˁlān إعلان z [#ˁln ifˁāl IV msd.] duyurma, açığa çıkarma Ar ˁalana علن zaçığa çıktı, aşikâr oldu

ilanihaye

Ar ilā'n-nihāya(t) إلا النهاية zsonuna kadar

ilave

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ˁılāve-i ġumūm ve ziyāde-i hümūm oldı [üzüntünün çoğalması ve gammın katmerlenmesi oldu]

Ar ˁilāwa(t) علاوة z [#ˁlw fiˁāla(t) msd.] 1. üstüne koyma, artırma, 2. üste konan, ek Ar ˁalā عَلَا zyüksek veya üstün idi

 ali

Benzer sözcükler: ilaveten


14.08.2015
ilçe

TTü il ülke, diyar +çA

ile

<< ETü birle/bile ile, beraber (edat), ve (bağlaç) ETü bir

ilek

<< OTü yilek yemiş, özellikle incir veya incirin erkeği ETü yé- +AlAk

ilelebet

Ar ilā'l-abad إلا البد zebede kadar, ebediyen

ilen|mek

<< ETü ilen- ayıplamak, sitem etmek