ima

iltisak

Ar iltiṣāḳ إلتصاق z [#lṣḳ VIII msd.] yapışma, bitişme Ar laṣaḳa yapıştı

iltizam

Ar iltizām إلتزام z [#lzm iftiˁāl VIII msd.] 1. benimseme, üstlenme, 2. mantıken zorunlu kılma, gerektirme Ar lazima لزم zilişti, ilişik idi, gerekti

ilüstrasyon

Fr illustration resimleme, renklendirme, nakış Lat illustratio 1. aydınlatma, 2. a.a. Lat illustrare [den.] aydınlatmak, parlatmak +()tion Lat in+1 lustrum parıltı

ilzam

Ar ilzām إلزام z [#lzm ifˁāl IV msd.] gerektirme, zorunlu kılma, mantıkta çıkarsama Ar lazima لزم zgerekti

im

<< ETü im/em/en işaret, alamet; özellikle hayvanlara vurulan damga

ima

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
īmā vü işāret eyledükleri ṣarāhaten ˁayne vāḳıˁ olup [net bir şekilde göz önüne gelip] zuḥūre gelmeğin

Ar īmāˀ ايماء z [#wmA ifˁāl IV msd.] 1. mimikle işaret etme, 2. işaret, mimik Ar awmaˀa [IV f.] işaret etti, ima etti

Benzer sözcükler: imalı


05.09.2017
imaj

Fr image resim, suret, görüntü Lat imago, imagin- a.a. HAvr *h₂ei̯m- (*ai̯m-) kopya, suret

imajinasyon

Fr imagination zihninde canlandırma, hayal Lat imaginari zihninde canlandırmak, hayal etmek +()tion Lat imago, imagin- resim, suret

imal

Ar iˁmāl إعمال z [#ˁml ifˁāl IV msd.] işe koşma, işler hale getirme Ar ˁamala عمل zişledi

imale

Ar imāla(t) إمالة z [#myl ifˁāla(t) IV msd.] 1. eğme, meyil verme, 2. şiirde bir heceyi uzatarak okuma Ar māla مال zeğildi, meyletti

imam

Ar imām إمام z [#Amm fiˁāl ] önde duran, önder, namazda öncülük eden Ar amma أمّ zgitti, vardı, önden gitti