imbat

imam

Ar imām إمام z [#Amm fiˁāl ] önde duran, önder, namazda öncülük eden Ar amma أمّ zgitti, vardı, önden gitti

imame

Ar imāma(t) إمامة z [#Amm ifˁāla(t) IV msd.] 1. öncelik, önderlik, imamlık, 2. imam sarığı Ar amma أمّ zönce gitti, önderlik etti

iman

Ar īmān ايمان z [#Amn ifˁāl IV msd.] dine inanma, inançlı olma Ar amana امن zinandı ≈ İbr/Aram āmēn אָמֵן zemin ve sadık olma, amin deme

imar

Ar iˁmār إعمار z [#ˁmr ifˁāl IV msd.] canlandırma, şenlendirme, bayındır kılma Ar ˁamara عَمَرَ zcanlandırdı, şenlendirdi, bayındır kıldı

imaret

Ar ˁimāra(t) عمارة z [#ˁmr fiˁāla(t) mr.] bayındırlık, yapılaşma, kamusal yapı Ar ˁamara عَمَرَ zcan verdi, şenlendirdi

imbat

"Ege'de yazın esen batı rüzgârı" [ Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, 1521]
inbād rūzgārına yaˁni yaz gününde mevsūm olan gün batısı tarafından rūzgāra [ Bianchi, Dictionnaire Turc-Français, 1851]
embad: Vent rafraîchissant, brise du soir, qui se fait régulièrement sentir dans l'Archipel et particulièrement dans le golfe de Smyrne

İt imbatto deniz esintisi (Kaynak: LF sf. §341)<? İt in+1 battere

 batarya

Not: Başlıca Akdeniz dillerinde kullanılır. Karş. Yun εμπάτης ve μπάτης, İsp ve Port embate (a.a.). Kahane & Tietze §341 en erken 1313 tarihli Katalanca embat (a.a.) örneğini aktarır. • TTü batı ile ilgili olması uzak olasılıktır.


13.03.2018
imbik

Ar anbīk أنبيك z [#nbk] damıtma şişesi ~? Fa ābnīk ابنيك zsaf su § Fa āb su Fa nīk iyi, saf

imdat

Ar imdād إمداد z [#mdd ifˁāl IV msd.] el uzatma, yardım etme Ar madda مَدَّ zuzadı

imdi

<< ETü-O imdi şimdi << ETü amtı/amdı a.a.

imece

<<? TTü ˁammece hep birlikte, kamuca Ar ˁāmma(t) عامّة zamme, kamu

imge

TTü im işaret +gA