inzibat

intizam

Ar intiẓām إنتظام z [#nẓm iftiˁāl VIII msd.] düzenlenme, düzenlilik Ar naẓama نَظَمَ zdizdi

intizar

Ar intiẓār إنتظار z [#nẓr iftiˁāl VIII msd.] bekleme, yolunu gözleme Ar naẓara نظر zbaktı

intörn

İng intern yatılı çırak, tıpta acemi doktor Lat internus iç, içerideki, iç oğlanı

inverter

İng inverter 1. tersine çeviren, 2. a.a. İng invert tersine çevirmek +er Lat invertere a.a. Lat in+1 vertere döndürmek

inzal

Ar inzāl إنزال z [#nzl ifˁāl IV msd.] indirme, özellikle ayet indirme Ar nazala نزل zindi

inzibat

YO: "disiplin" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
inzıbāt: Zabt u rabt, hüsn-i nizām.

Ar inḍibāṭ إنضباط z [#ḍbṭ infiˁāl VII msd.] denetim, kontrol altında olma Ar ḍabaṭa ضَبَطَ zkorudu, kontrol etti

 zabıt

Not: Osmanlıca metinlerde görülmeyen bir Arapça sözcük iken, 19. yy'da yeni anlamla kullanıma sokulmuştur.

Benzer sözcükler: inzibat eri, inzibat karakolu


09.12.2014
inziva

Ar inziwā إنزوَى z [#zwy infiˁāl VII msd.] köşeye çekilme, yalnızlaşma Ar zawā زَوَا zgizledi, büktü

ip

<< ETü yıp ip, iplik

ipek

<< OTü ipek/yipek ipek <? ETü ip/yip ip +Ak

iplik

ETü yip +lIk

ipotek

Fr hypothèque EYun ʰypothḗkē ὑποθήκη zönerilen şey, ortaya atılan şey, bir borca karşılık rehin verilen şey EYun ʰypotíthēmi ὑποτίθημι zaşağı koymak § EYun ʰypó ὑπό zalt, aşağı EYun títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak