irfan

irade

Arapça rwd kökünden gelen irāda(t) إرادة z "isteme, istek" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça rāda رَادَ z "peşinden gitti, aradı, istedi" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

irap

Arapça ˁrb kökünden gelen iˁrāb إعراب z "Arapça sözcüklerin kurala uygun çekme, noktalama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁarab "Arap" sözcüğünün ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

irat

Arapça wrd kökünden gelen īrād ايراد z "1. getirme, gelir getirme, bir konuyu gündeme getirme, 2. gelir" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça warada ورد z "vardı, geldi" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

irca

Arapça rcˁ kökünden gelen ircāˁ إرجاع z "rücu ettirme, geri döndürme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça racaˁa رَجَعَ z "rücu etti, geri geldi" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

irdele|mek

Eski Türkçe irte- "izlemek, aramak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +AlA- ekiyle türetilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe iz sözcüğünden Eski Türkçe +dA- ekiyle türetilmiştir.

irfan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
girü ˁirfān ˁālemine ṭaldılar

Köken

Arapça ˁrf kökünden gelen ˁirfān عِرْفَان z "bilme, bilgi, özellikle pratik bilgi, usul ve örf bilgisi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁarafa عَرَفَ z "bildi, tanıdı, ayırt etti" fiilinin fiˁlān vezninde masdarıdır.

Bu maddeye gönderenler

arif, arife, itiraf, marifet (maarif), maruf, mütearife, örf (araf), tarif (tarife)


04.05.2015
iri

Eski Türkçe érig veya irig "büyük, kaba" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe ér- "yetişmek, olmak" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

iridyum

Yeni Latince iridium "bir element" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Smithson Tennant, İng. kimyacı (1761-1815).) Latince sözcük Eski Yunanca íris, irid- ίρις, ιριδ- z "gökkuşağı" sözcüğünden +ium ekiyle türetilmiştir.

irin

Eski Türkçe iriŋ veya yiriŋ "cerahat, çürüme" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe irin- "çürümek" fiilinden Eski Türkçe +I(ğ) ekiyle türetilmiştir.

iris

Fransızca iris "1. gözün renkli kısmı, 2. süsen bitkisi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca íris, irid- ίρις, ιριδ- z "1. gökkuşağı, 2. gökkuşağı renklerinde olan her şey, gözün renkli kısmı, süsen çiçeği" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *wī-rid- "kavis, kuşak" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *weh₁i̯- (*wī-) "kıvırmak" kökünden türetilmiştir.

irite

Fransızca irriter "taciz veya tahriş etmek" fiilinden alıntıdır. Fransızca fiil Latince aynı anlama gelen irritare fiilinden alıntıdır. Bu sözcük Latince ritare "kaşımak" fiilinden in+1 önekiyle türetilmiştir.