irmik

iridyum

YLat iridium bir element (İlk kullanım: Smithson Tennant, İng. kimyacı (1761-1815).) EYun íris, irid- ίρις, ιριδ- zgökkuşağı +ium

irin

<< ETü iriŋ/yiriŋ cerahat, çürüme ETü irin- çürümek +I(ğ)

iris

Fr iris 1. gözün renkli kısmı, 2. süsen bitkisi EYun íris, irid- ίρις, ιριδ- z1. gökkuşağı, 2. gökkuşağı renklerinde olan her şey, gözün renkli kısmı, süsen çiçeği << HAvr *wī-rid- kavis, kuşak HAvr *weh₁i̯- (*wī-) kıvırmak

irite

Fr irriter taciz veya tahriş etmek Lat irritare a.a. Lat in+1 ritare kaşımak

irkil|mek

ETü irik-/irk- tiksinmek, korkarak kaçmak, yalnız kalmak +Il- ETü ir- nefret ve bulantı duymak, sıkılmak +Ik-

irmik

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
(y)irmik etmegi Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yarma: blé égrugé

<< OTü yırmık/yarmık kırık buğday ETü yar-/yır- yarmak, kırmak +mUk

 yar-


02.05.2020
iroko

İng iroko tropik Afrika'ya özgü bir ağaç, chlorophora excelsa Esan uloko a.a.

ironi

Fr ironie kinaye, alaylı anlatım EYun eirōnía ειρωνία zbilmezden gelme, ikiyüzlülük etme, asıl maksadını gizleme <? EYun eírō είρω zsöyletmek +ia << HAvr *wér-i̯e- HAvr *werh₁- (*wer-) söylemek

irrasyonel

Fr irrationel aklî olmayan Lat in+2 rationalis

irredantizm

Fr irrédentisme yabancı ülke yönetimindeki soydaşları gerekçe ederek yayılma siyaseti İt irredentismo a.a. İt (terra) irredenta kurtarılmamış (topraklar) +ism° Lat in+2 redimere, redempt- geri almak, kurtarmak Lat re+ emere, empt- almak << HAvr *h₁em- (*em-) almak

irs

Ar irṯ إرث z [#wrs̠ fiˁl ] varis olma, miras edinme, miras olan şey ≈ Ar wariṯa ورث zmiras edindi (≈ İbr yarūşa יְרוּשׂה z [#yrş] miras )