kıyamet

kıvran|mak

TTü kıvra- kıvrılmak, buruşmak +In-

kıy|mak

<< ETü kıy- (bıçak veya başka aletle) kesmek, bedensel ceza vermek << ETü kıd- kesmek

kıyafet

Ar ḳiyāfa(t) قيافة z [#ḳyf fiˁāla(t) msd.] 1. kılık, dış görünüm, 2. kişinin görüntüsünden hangi aile veya aşirete mensup olduğunu anlama ilmi, 3. bir kavim veya aşirete özgü giyim tarzı

kıyak

ETü kıy- +(g)Ak

kıyam

Ar ḳiyām قيام z [#ḳwm fiˁāl msd.] ayağa kalkma, kalkışma Ar ḳāma قام zdurdu, ayağa kalktı

kıyamet

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ḳıyāmatta körkit tolun teg yüzin [kıyamet günü göster dolunay gibi yüzünü] kıyamet kopmak [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
halk içinde kıyāmet kopdı kim vasfa gelmez kızıl kıyamet [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
dipi ve boran ve kızıl kıyāmet çekerek

Ar ḳiyāma(t) قيامة z [#ḳwm fiˁāla(t) msd.] 1. kalkışma, 2. İslam mitolojisinde ölülerin topluca dirilmesi Ar ḳāma قام zayağa kalktı, durdu

 kamet

Not: Arapça sözcüğün dinî anlamı muhtemelen Süry ḳiyāmā (a.a.) biçiminden mülhemdir. Süryanice sözcük Yun anástasis (a.a.) çevirisidir. Jeffery sf. 244. • Kıyamet kopmak deyiminde kopmak fiilinin özgün anlamı olan "kalkmak" kıyamet ile aynıdır.

Benzer sözcükler: kış kıyamet, kızıl kıyamet


10.12.2015
kıyas

Ar ḳiyās قياس z [#ḳys fiˁāl msd.] ölçüm, karşılaştırma, benzetme yoluyla akıl yürütme Ar ḳāsa قاس zölçtü, karşılaştırdı

kıyı

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk