kâbus

kablo

Fr câble/câbleau urgan, halat, (mec.) yalıtılmış elektrik teli << OLat capulum urgan ≈ Aram ḥebel a.a.

kabotaj

Fr cabotage 1. geminin burunları kerterizleyerek kıyıdan gitmesi, 2. kıyı denizciliği İsp cabo baş, coğrafyada burun +age << Lat caput baş, kafa

kabuk

<< ETü kabık/kavık meyve ve tahıl kabuğu ETü kāp [küç.] torba, kılıf +Ik

kabul

Ar ḳabūl قبول z [#ḳbl faˁūl msd.] alma, alış Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kaburga

≈ Moğ qabirġa(n) yan, yamaç, göğsün yanı Moğ qabirga- yanaşmak, bitişmek, değmek Moğ qabi yan, yakın

kâbus

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
kābūs gibi ummü's-sıbyan gibi ve saˁr gibi ve dahi niçe illetler cindendir ve ervāh-ı hābisedendir

Ar kābūs كابوس z [#kbs] gece gelen sıkıntı ≈ Aram kəbāşā כבשא zbasınç, baskı Aram kəbaş כבש zbasma, bastırma, sıkma


18.08.2017
kabz

Ar ḳabḍ قبض z [#ḳbḍ faˁl msd.] eliyle tutma, kavrama, sıkma, yakalama Ar ḳabaḍa قبض zkavradı, sıktı

kabza

Ar ḳabḍa(t) قبضة z [#ḳbḍ faˁla(t) mr.] 1. tutuş, kavrayış, 2. el, pençe Ar ḳabaḍa قَبَضَ ztuttu, kavradı

kabzımal

§ Ar ḳābiḍ قابض z [#ḳbḍ fāˁil fa.] alan, elde eden, tutan Ar māl مال z

kacak

<< ETü *kāb-çak [küç.] kapçık ETü kāp +çAk

kaç

<< ETü kaç nasıl, ne kadar [soru sıfatı] ≈ ETü kañu ne, hangi